Kesme Boğazı'ndan kanunsuz su alanlar ak kaşık yapıldı
Geçtiğimiz günlerde Kemer’de yayınlanan bir gazetede “;Burası dağ başı mı?”; başlıklı haberi görünce ilgiyle okuduk. Çünkü haberde sözü edilen günübirlik alanı ve su sorununu baştan beri izlemeye almıştık. Gazetedeki haberde konuşan Alaaddin Özdemir, Kemer Sulama Birliği’nin iki görevlisi ve avukatının arazisine girip, dere yatağındaki su motorlarını vinçlerle tahrip edip, bir tanesini çalışamaz hale getirdiklerini söylüyor ve ekliyordu. Burası dağ başı mı? Burası Derebeyliği mi? Ellerinde hiç bir tutanak, ya da belge olmadan bunu nasıl yapabilirler?”; diye yakınıyordu. Gazetenin manşetini ve üçüncü sayfasındaki haber alanının tümünü bu haber kaplarken, 6. sayfada da aynı işletmenin reklamı boy gösteriyordu.
İzlemekte olduğumuz konuyla ilgili bir miktar bilgi sahibi olduğumuz için bu açıklama bize eksik geldi, kamuoyunu biraz da biz aydınlatalım, haberde sadece hakkında suçlamalar bulunan taraftan, Kemer Sulama Birliği’nden ve belgeli süreçten söz edelim istedik. Ve Tayyar Asiltürk’e görüşme talebinde bulunduk,. Asiltürk, konunun geçmişi hakkında bazı ilginç bilgiler verdi:
957 kişinin hakkına tecavüz ediliyor
Kemer Sulama Birliği, GATAB gibi 5355 Sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu kapsamında kurulmuş bir kamu tüzel kişiliği. Avukat Tayyar Asiltürk, “;Birlik, Aslanbucak, Kemer, Kiriş, Kuzderede ve Çamyuva’daki bütün sulama suyu faaliyetlerini düzenleyip oralara sulama suyu sağlıyor. Neticede toplan 5083 dönüm arazi sulanıyor, toplam 957 tane üyesi var. Şimdi nasıl ki evine, iş yerine elektrik isteyen bir şahıs TEDAŞ’a gidip abone oluyorsa ya da evine su abonesi almak isteyen bir kişi GATAB’a gidip su abonesi oluyorsa, sulama yapacak olan herkesin de Sulama Birliği Başkanlığına gidip üye olması yani abone olması lazım. Bir tek farklılık var TEDAŞ veya GATAB, Türk Telekom’da kullanmış olduğumuz ürün sayaçtan geçmesine rağmen bizde sayaç yok. Birlik, dönüm hesabı bin metre kare baz alınarak taraflardan yıllık ücret talebinde bulunuyor. Kurumun hizmeti budur.
1982 yılında kurulan Kemer Sulama Birliği 1984 yılında DSİ ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan bölgedeki tesisleri ve sulama kaynakları yetkisini devraldı”;diyor.
Peki “;Burası dağ başı mı?”; haberinde görüşlerini açıklayan firma birliğe hiç başvurdu mu?
“;Hayır. Haberde yakınmaları yayınlanan ve işletmecisi haksız suçlamalarda bulunan KMR (Turizm Gıda Restoran İnşaat Sanayi ve Limited Şirketi) adlı tüzel kişilikli bir şirket, Kesmeboğazı mevkiinde Milli Parklardan bir yer kiralamış ve buraya bir tesis kurmuş. Bizim kurum olarak gerek bu tesisle gerekse de bu şirketle herhangibi bir sorunumuz yok bu aşamada. Kiralamıştır, Kiralama sözleşmesi ve şartnamesi gereğince her türlü faaliyette bulunabilir bizim o konuyla ilgili bir sıkıntımız yok. ancak bu tesis kurulduktan sonra yani KMR Turizm Limited şirketine ait orada restoran, balık havuzları tesisler kurulduktan sonra bu şirket kendisine su temin edebilmek için bizim Kuzdere Mahallesi Karapınar Caddesi Kesmeboğazı mevkiinde bulunan Kemer Havzası sulaması, su alma yapısının hemen yanında bir dere var. Bu derede iş makineleri vasıtasıyla bir genişletilme yapılmış ve burada bir gölet oluşturulup bu gölet’e balıklar salınmış. Ayrıca tesisin içinde de balıklar var. Gerek bu balık havuzlarına su temin etmek için gerek oradaki 20 dönüm civarındaki arazinin yeşillendirilmesi ve sulaması yapabilmek için bunlar suya ihtiyaç duymuşlar. Ancak bizim gerek tüzük gerek kanun gereğince kurum olarak balık havuzuna su verme yetkimiz yok. İstesek bile veremeyiz. Diğer sulama faaliyeti için yani yeşillendirme için evet biz su verebiliriz. Bunu yapabiliriz. Ancak buna ilişkin bizden bir talepleri olmadı.”;
İhtarlar dinlenmedi hırsızlıktan dava açıldı
Avukat Tayyar Asiltürk, şirketin dereden su alma faaliyetleri hakkındaki iddiaları 29 Mayıs 2009 tarihine dayandırıyor. Şirketin su ihtiyacını karşılamak için bu tarihten itibaren Sulama Birliği’nin yönlendirme kapaklarını açtıklarını, tahliye kapaklarını kırdıklarını, bu şekilde kanuna aykırı biçimde su alındığının 17 kez tutanakla tespit edildiğini, 6 kez iadeli taahhütlü ihtar gönderdiklerini belirten Asiltürk, “;Ayrıca DSİ 13. Bölge Müdürlüğü yetkilerince mahalline gelip tutanak tanzim edilmiş. Kemer Kaymakamlığının talimatıyla bir defa kolluk jandarma tarafından tutanak tanzim edilmiş. Toplam tutanak sayısı 21’i buluyor. Ve bu davranışları devam etmiş. Bundan sonra kurum ilk olarak Kemer Cumhuriyet Başsavcılığına kamu malını çalmaktan dolayı yani hırsızlıktan dolayı suç duyurusunda bulunmuş. Peki, bu suç duyurusundan sonra ne olmuş? Kemer Cumhuriyet Başsavcılığı Asliye Mahkemesinde şirketin iki ortağı hakkında kamu malını çalmaktan dolayı yani hırsızlıktan dolayı iddianame hazırlamış ve Asliye Ceza Mahkemesinde dava görülmeye başlanmış”;
Başvuruları reddedilmiş, su çalmaya devam edilmiş
Avukat Tayyar Asiltürk, şirketin Sulama Birliğini devre dışı bırakarak izin almak için çeşitli kurumlara yaptığı başvuruların da reddedildiğini belirterek, süreci şöyle anlatıyor.
“;KMR turizm bu suyu çalarken aynı zamanda Özel İdaresinden Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı’ndan ve Kemer Kaymakamlığından buradan su alabilmek için müracaata bulunuyor ancak bu müracaatları reddediliyor.
Ayrıca Kemer Kaymakamlığı Sulama Birliği Başkanlığına bir yazı yazmış. Ne demiş? KMR Turizm adına Selim Özdemir adına kiralama talebinde bulunulduğu talebe ilişkin kurumun görüşlerinin olumsuz olması nedeniyle herhangi bir kirala işleminin yapılmadığı belirtilmiş olup, yani kiralama talebinde bulunuyor ama kabul edilmemiştir.
Kaymakamlık bunu bize resmi yazıyla bildiriyor. Dolayısıyla biz bu şahsa keyfi olarak senin buradan su alma yetkin yoktur demiyoruz. Bir yürürlükteki mevzuat gereğince yok diyoruz. Ayrıca eğer şirketin buradan su alabilmesine ilişkin olarak bizi devre dışı bırakıp su alma imkanı olsa idi gerek Kaymakamlığa, gerek İl Özel İdaresine yapılan müracaatlar, talep yasal olmadığı için reddedilmezdi”;
Su motorları mahkeme kararıyla söküldü
Gazeteye “;Dağ başı”; benzetmesiyle yansıtılan olayın gelişmesini de anlatan Tayyar Asiltürk, müracaatlarının reddedilmesini rağmen yasa dışı biçimde su almaya devam eden şirketin bu kanunsuz faaliyetini durdurmak için Kemer Sulama Birliği olarak Kemer Asliye Hukuk Mahkemesi’ne “;Müdahalenin menni ve tecavüzün önlenmesi”; talebiyle dava açtıklarını ve mahkemenin talebi haklı görerek Kemer İcra Müdürlüğü’ne 20 Ağustos 2009 tarihinde müzekkere yazdığını bu yazı üzerine Kemer Sulama Birliği ve İcra Müdürlüğü yetkilileriyle gittiklerini ancak işletmecilere dalgıç pampaları kendilerinin sökebilmesi için bir fırsat tanımak üzere hiçbir işlem yapmadan döndüklerini, bu durumun tutanakla tespit edildiğini belirtiyor.
Asiltürk, gazeteye konu olan işlemin ise 8 Eylül’de yani ilk gidişlerinden 19 gün sonraya rastladığını, ikinci gidişlerinde de sulama suyunun çalındığının görüldüğünü ve kas gücüyle sökülemeyeceği için dalgıç pompaları Sulama Birliği’nin kepçesine bağlanan bir ip yardımıyla bulundukları yerden çıkardıklarını belirterek, “;Yapılan işlem, Mahkeme kararının infazından başka bir şey değildir. Sulama Birliği görevlileri, vekili olarak ben ve İcra Müdürlüğü yetkilisi oradaydı. Elimizde mahkeme kararı vardı. Yapılan işlem, İcra Müdürü, Sulama Birliği vekili ve görevlisinin imzasıyla tutanak altına alınmıştır, ayrıca yapılan işlerin kamera görüntüleri vardır”; dedi.
Herşey biliniyor, bilmiyoruz diyorlar
Avukat Tayyar Asiltürk, gazeteye olayı çarpıtarak açıklamada bulunanların, Sulama Birliği’ne mürücaat etmelerinin daha yerinde olacağını belirtti.
Asiltürk, işletmecilerin tüm yasal süreci ve yaptıklarının sonuçlarını bilmemelerinin mümkün olmadığını, belirterek “;Bütün yaşanan sürece rağmen hala haberimiz yoktu deniyor. Bu, insaf ölçülerinin dışında bir yalan. Ağustos’ta hırsızlıktan dolayı haklarında açılan davadan da mı haberleri yok?”;
Asiltürk konuyla ilgili olarak yasal başvurularını yapacaklarını da sözlerine ekledi.
Haber Tarih: 16.09.2009-19:50
|