Kemer Kaymakamı Bayramali Köse üçlü kararname ile Aydın'a atanınca patladı: Cebinde bol parayla dolaşan başkan Ankara'da tayinim için yatıyor. Haysiyet cellatlığını birileri duysun
Konuşmanın tamamını haberimizin altındaki video linkinde bulabilirsiniz. Murat Kemaneci'nin konuyla ilgili yorum yazısını okumak için buraya tıklayınız. "Salla başını, al maaşını" şiiri de haberimizin sonunda eklidir.
AKP'nin boy hedefi haline getirilen Kaymakam Bayramali Köse'nin tayininde Pandora'nın kutusu açıldı: Bayramali Köse, bakanlıktaki haysiyet pazarlığını kabul etmediğini, isminin başında "Başkan" yazılı birilerinin, tayini için Ankara'ya gidip yattıklarını açıkladı. Köse, tüm hayatının incelenebileceğini belirterek gerekirse Başbakan'ın müfettiş göndermesini istedi ve "Ne yaptığımı bilmek istiyorum. Haysiyet cellatlığını birileri duysun istiyorum" dedi.
18 Şubat'ta Antalya Vali Yardımcılığına Vali Yardımcısı olarak vekaleten atanması karşısında idari yargıya başvuran Kemer Kaymakamı Bayramali Köse, bu kez de üçlü kararnameyle Aydın'a Vali Yardımcısı olarak atanması üzerine bir basın toplantısı düzenleyerek yaşadığı sürgünün içyüzünü ve şimdiki bakan vekiliyle olan görüşmesini açıkladı. Köse, "Büyüklerimiz bize dediler ki, 'eline, beline, diline sahip ol' bugüne kadar elimize de belimize de dilimize de şükür olsun hepsine sahip çıktık. 44 yıllık hayatımın 365 gün 24 saati incelensin, eğer benimle ilgili bir namuzsuzluk, bir şerefsizlik, bir hırsızlık, bir arsızlık bulsunlar kendi cezamı kendim vereceğim" dedi. Açığa alınarak hakkında soruşturma açılmasını isteyen Bayramali Köse, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a da seslenerek "Ben Aydın'a da giderim, başka yere de ama talebim budur. Bir mülkiye müfettişi göndersinler, bakanlık mülkiye müfettişi göndermiyorsa sayın Başbakanımız, başbakanlıktan göndersin. Ben ne yapmışım öğrenmek istiyorum" şeklinde konuştu.
Antalya eski Defterdarlarından Abdullah Çağlayan'ın 1943 yılında yazdığı "Salla başını, al maaşını" isimli şiiri okuyarak başladığı basın toplantısının bir disiplin suçu olduğunu bildiğini ifade eden Kemer Kaymakamı Bayramali Köse, "Öptük başımıza koyduk. Daha önce de ayrılmayışımızla da disiplin suçu işledik. Onu da öptük başımıza koyduk. Ama onun haricinde böyle onursuzlaştırılarak, şerefsizleştirilerek, haysiyet cellatlığıyla yapılan bir -uygulamayı- ses çıkarmadan kabul etmem mümkün değildir. Eğer kabul edersem rahmetli babam mezardan kalkar yakama yapışır. -Bu işin- Neticesi nereye gidecek? Neticesini hep beraber göreceğiz" dedi.
Sürgünü için uğraşanı böyle tarif etti
Kemer Kaymakamı Bayramali Köse, Kemer'de isminin başında "Başkan" yazan birilerinin Ankara'ya gidip yattıklarını belirttiği konuşmasında, kendisinin telefon konuşmalarının tümünü de tek telefonu ve makam telefonundan yaptığını söyleyerek "Elli günde elli tane telefon değiştiren, hayatta kredi kartı kullanmayıp cebinde onlarca milyarlarla dolaşanlar Ankara’da yatıyor ve bizimle ilgili böyle bir tasarruf yapılmasını sağlıyorlar" dedi.
İçişleri Bakanlığı Müsteşarı da şikayet sebebini bilmiyordu
Basın mensuplarına, İçişleri Bakanlığı Müsteşarı, -halen İçişleri Bakan Vekili Osman Güneş- tarafından gelen telefonla 29 Aralık 2010'da Ankara'ya çağrıldığını söyleyen Kaymakam Bayramali Köse'nin anlatımına göre görüşme şöyle geçti:
Makamda İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürü Dr. Yusuf Mayda, Kaymakam Bayramali Köse vardır.
Müşteşar Osman Güneş, Kaymakam Köse'ye "Sıkıntı nedir?" diye sorar.
Kaymakam Köse: "Benim bildiğim bir sıkıntı yok, size intikal edenin ne olduğunu bilmiyorum ama söylerseniz cevap verebilirim"
Müşteşar Osman Güneş: Ben de bilmiyorum
Güneş, olası bazı seçenekleri soruyor, Köse bunlara "Hayır" diyor.
Müşteşar Osman Güneş: Peki ne olabilir?
Kaymakam Köse: Önümüzde Kemer’e özel bir kurumun seçimi var. (GATAB seçiminden söz ediyor) Burada biz mesafeli bir duruş sergilemeye çalışıyoruz. Bu mesafeli duruşumuz benim yanımda değilsen karşı tarafın yanındasın şeklinde algılanmış olabilir. Bundan başka da bir şey olmadı
Bu sözlerden sonra Bayramali Köse dışarıya çıkarken genel müdür Mayda birkaç dakika içeride kalıyor.
Kaymakam Köse, haysiyet pazarlığını kabul etmedi
Sonraki gelişmeleri Bayramali Köse şöyle anlatıyor:
"Sonra yukarıya çıktık, personel genel müdürünün odasında sonra yanında personel genel müdür yardımcısını da çağırdı içeriye girdiğimiz de bana dediler ki, “;Bakan talimat verdi seni alacağız”; dediler. Biz de böyle bir şey olur mu dedik, Ankara’ya çağırıyorsunuz bir şey söylemiyorsunuz. Ne halt etmişiz, ne yapmışız bir şey söylemiyorsunuz. Bakan talimat verdi alacağız diyorsunuz. Alacaksanız, alırsınız. Biz de ondan sonra hukuki olarak başka türlü yapacağımız ne varsa ona bakarız. Bir de dedim alacak hakkımı baki tutarım. Bir de öbür dünya da alacağımı alırım. Seni mağdur etmek istemiyoruz, tanıyoruz, biliyoruz dediler. Dedim ki, kabul edilmez, bu dönemde böyle bir şeyi kabul ettiremeyiz, arkamızdan teneke çaldıramayız. Ama çaldılar helal olsun yapanlara. Yapanlar herkesin malumudur. Netice de Kemer’e geldik 40 gün kadar ses çıkmadı. 40 günden sonra birileri isminin önünü de başkan yazan birileri gidip Ankara’ya yatmışlar. Halen de Ankara’dalar. Gittiler. Bakan tekrar mı talimat verdi ne yaptıysa Antalya’ya geçici görevlendirmemiz yapıldı. Vekaleten görevlendirmemiz. O arada bir yazı yazdık. Yazıda dedik ki; “;Bu yapılan görevlendirmenin amacı Antalya’da Vali yardımcılığı ihtiyacını kapatmak için değil Antalya’da vali yardımcılığı ihtiyacı olmadığı bakanlığın bilgisi dahilindedir. Bu yapılan iş beni Kemer Kaymakamlığından almak amacıyla yapılmıştır. Madem Kemer Kaymakamlığı yapacak nitelikleri kaybettim, o zaman hakkımda soruşturma açın ve açığa alın. Ben yazımı 21 Şubat’ta yazdım. Hemen hemen 20 güne yakın bir süre geçti. Açığa alınmadık. Sonra Kararnameyle Aydın'a Vali Yardımcısı olarak atamamızın yapıldığını öğrendik. Yani 20 gün önce yazdığımız yazıya cevap, kararnameyle geldi"
Birileri haysiyet cellatlığını duysun istiyorum
Karşı karşıya olduğu haysiyet cellatlığını bir yerlere duyurmak istediğini söyleyen Kemer kaymakamı Bayramali Köse, "Nil kıyısındaki bir çobanın otlayan koyununu kapan kurdun hesabı eğer Hz. Ömer’den soruluyorsa muhatap olduğum bu haysiyet cellatlığını sorumluluğu üzerinde olanlardan da 2,5 aydır duymadıkları feryadımı duymalarını istiyorum. Duymayabilirler. Duymazlarsa öbür dünyada hesap sormaktan başka çarem kalmayacak" şeklinde konuştu.
Hanım Türk
Salla Başını, Al Maaşını
Tatar ağası gibi dolaşma böyle yaya
El oğluna baksana, ne ar kalmış ne haya
Sende bir dayı bulup sırtını ona daya
O ne derse huuuu... diye salla hemen başını,
El oğuştur, gerdan kır, al gitsin maaşını.
Bir kalantor görünce yerlere kadar eğil,
El pençe divan dur, bu şerefsizlik değil,
Uşaklığı meziyet, riyayı fazilet bil.
O ne derse huuu... diye salla hemen başını,
El oğuştur, gerdan kır, al gitsin maaşını.
Kör dayıya şehla de, incitme düztabanı,
Düşküne nasihat ver, kodamana abanı.
Zengin ol, sende aşır her dağdan arabanı,
Tekerine taş korlar, sallamazsan başını,
Uslu otur, hoş geçin, al gitsin maaşını.
Köpeklerle hırlaşma, tepişme piç katırla,
Hamamda kavga olmaz, soyu bozuk natırla.
Kulağına küpe yap bu sözümü hatırla.
O ne derse huuu... diye salla hemen başını,
El oğuştur, gerdan kır, al gitsin maaşını.
Diyorlar ki, taç bile, baş eğmezse konmaz,
Önünde eğilene kılıç dahi dokunmaz.
Dik durdukça bu başın, devlet kuşu da konmaz,
Bu dünyada kaide sallamaktır başını,
El öpüp, etek öpüp, almaktır maaşını.
Bir soğan soyulurken yaşarıyor da gözler,
Hazine soyulurken aldırmıyor öküzler,
Hayadan eser yoktur, nafile bütün sözler,
Beyhude inat etme, salla hemen başını,
Gerdan kır, belini bük, al gitsin maaşını.
Abdullah Çağlayan - Eski Antalya Defterdarı- 1943
Haber Tarih: 09.03.2011-22:06
|