Kemer'in bağımsız, taraflı gazetesinin internet alanına hoş geldiniz. |Ana sayfa yap |Arkadaşına tavsiye et|   08 Eylül 2026 Salı
 
Üye Girişi Üye Girişi Üye Olayım Üye Olayım

...
ANKET ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN
HAVA DURUMU
ZİYARETÇİ SAYISI
Toplam :1009285
Online :37
HABERLER

Kadir Batu siyasi yol haritasını açıkladı: Gül ve Şeker'le asla!



Payla�: Yaz� Boyutu:
16934 Kez Okundu

VİDEOLU HABER


Yok aslında birbirinizden farkınız


Kemer siyasetinin ateşi, hava sıcaklarının düşmesine rağmen yükseliyor. MHP Kemer İlçe eski Başkanı, KEMİAD Başkan Yardımcısıve ATSO 12. Meslek Komitesi Başkanı Kadir Batu, Serender Çiftliği'nde düzenlediği Pazar Kahvaltısında gazetecilere içini döktü. Tartışma yaratacak ithamlarla dolu açıklamasında Batu, Kemer'in sorunlarını sıralarken ilçenin yönetimine gelenleri vizyonsuzlukla ve popülist siyaset yapmakla suçladı. Kadir Batu'nun eleştiri oklarının hedefinde seçilmiş, atanmış, işadamı birçok kişi ve kurum yer alırken, Batu, kendine has üslubuyla satır aralarındaki vurgularıyla dikkat çekti. Daha önce Şeker ve Gül'le birlikte siyaset yapan Batu, bundan sonra iki isimle de partisinden aday olsa dahi çalışmayacağını söyledi.


Kadir Batu'nun bu çıkışı, siyasi kariyeri konusunda sinyaller taşırken, yıllardır içinde biriken rahatsızlıkları kamuoyuyla paylaşmış oldu. Basın toplantısında Batu, heyecanlı ancak kararlı ve cesur bir izlenim verdi.


Çınarlıpınar yakınlarında Kemer Karadenizliler Derneği kurucusu ve onursal Başkanı Behiç Kurtoğlu'nun işlettiği Serender Çiftliği'nde düzenlediği basın toplantısında gazetecilerle önce sabah kahvaltısı yapan Kadir Batu'nun moralinin yüksek olduğu gözlendi. Yazılı bülten hazırlamayıp irticalen konuşmayı tercih eden Batu, konudan konuya geçerek bir saati aşkın süre hiç durmadan tespit ettiği sorunları, anılarını ve eleştirilerini sıraladı. 


Vizyonsuz ve popülist siyaset 


Batu, Kemer'in olumsuz bir noktaya geldiğini belirterek, bunun sebeplerini iki noktada topladı ve görüşlerini Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bir sözüyle destekledi : 


"Kemer'in geldiği noktada tespitlerim; Bir, Malesef bizi yöneten kimselerin yıllardan beridir bir vizyon problemi var. İki, Popülist siyaset varBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın söylediği gibi "Devlet adamlığı gelecek seçimleri değil, gelecek nesilleri düşünmeyi gerektir" güzel bir söz. Kemer'de yıllardan beridir hep gelecek seçimler düşünüldü, popülizm yapıldı. Bu konuda da bir bariz örnek vermek istiyorum. Geçenlerde Belek'teydim, esnaf olarak gözlemliyorum yıllardan beridir nasıl yapılıyor bu işler diye. Belediye Başkanı Yusuf Mecek beyefendiyi de izliyorum ve kendisini tebrik ediyorum. Gördüğüm kadarıyla benim tarzıma uygun. Kemer'den de bir tane örnek veriyorum; Hasan Şeker döneminde bir meclis toplantısında  şu anda Belek’in ve Side’nin uyguladığı  bir euro ödeyen turistlerin ring şeklinde otellerle çarşının arasında  traktörlerin çektiği vagonlarla dolaştığı sistem için Hasan Şeker’in dediği lafı hiç unutmuyorum. Ayağa kalktı o meclis toplantısında “;Ben o vagon traktör işini düşünüyorum ama Kemer Tur'la görüşmem lazım”; dedi. Ben de o an kendimi tutamayarak ayağa fırladım. "Neden Kemer Tur'la görüşüyorsunuz sayın Başkanım?”; dedim. Traktörlü vagonlu ring koyup  Kemer içinde Turistlerin dolaşabileceği, otelden çıkınca  “;Traktör varmış dolaşalım Kemer’i”; diyebileceği tarz beni heyecanlandırdı ama Kemer Tur ile görüşeceğim deyince ayağa fırladım. İşte bu popülist siyaset. Ben Kemer Turla görüşeyim, Kemer Tura ihtiyacım var. Geldiğimiz noktanın ana nedeni bu".


Büfeler de popülist siyasetin ürünü


"Şimdiki büfelerde de aynı sorun var. Ben işte onay vereyim, ekmek vereyim. Ama öbür taraftan iskanlı, ruhsatlı adamın ekmeği ne oluyor  adalet mekanizması nerede, adalet nerede ozaman adaletin olmadığı bir yerde neyi konuşacağız ki?. 


Şimdi sen yol boyu büfe yapıyorsun o zaman adalet nerede ki. Adam iskanlı, ruhsatlı marketinin karşısına büfe verdi Hasan Şeker. Onun yasal prosedürü var mı bilmiyorum Kemer’in geldiği noktada burada mezardaki babam Allah nur içinde yatsın, hatası varsa söylensin, ben dertliyim. Ben çünkü esnaf olarak bedel ödedim. Hatalarımdan dolayı da ödedim yanlış mal aldım yanlış ayakkabı aldım, bunları söylüyorum ama benim haricimde de beni üzen nedenler oldu ben o yüzden de mutsuzum esnaflık anlamında"


Ben Liman Caddesi'ni eğlence merkezi olarak hayal ediyorum


"Aslında Kemer’in kiralarının pahalı da olmasını istiyorum ben aslında. Nişantaşı gibi. Keşke esnafın işleri iyi olsa da böyle kaliteli bir çarşımız olsa,  kiralar yüksek de olsa sorun olmaz.  Kemer'de  bir kimlik problemi de var. Kemer bir dinlence yeri mi eğlence yeri mi belli değil karmakarışık bir düzen. Bu da belediye başkanlarının sorunları değildir ama böyle bir karmaşıklık var yani Kemer’e ne için gelecek şimdi adam dinlenmeye mi, eğlenmeye mi gelecek? 


Baştan söyledim Kemer eğlence yeri. Turist eğlence için gelir.  O anlamda inşallah ileride en güzel noktaya taşınır. Liman Caddesi benim hayalim barlar olsun, diskolar falan  olsun onun da adını tam koyup hakkını vererek olması lazım yani Kemer'de. Temennide kalmasa iyi olur bence".


Cumhuriyet Meydanını altı otopark olsaydı


"İçimde ukte kalan eskilerde Hasan Şeker döneminde mesela Cumhuriyet Meydanı zemin katı otopark olmasını istedim bu kadar pahalı arabalar var, bu kadar dolular yağar ara sıra Kemer de, güneşden zarar görür üç yüz milyarlık arabalar vardır jeepler vardır. Ben belki arabam var oraya koymak istiyorum doluda ya da yağmurda kapalı otoparkımız yok. Adamın belki imkanı yok, siz diyeceksiniz ki jeep varsa vardır, yoktur. Tatile gelmiştir. Dedim “;Başkanım gelin otopark yapalım”; dedi ki “;Ya Kadircim derenin kenarına otopark mı yapılır su basar”; ben içimden “;Çocuk mu kandırıyorsun sayın başkanım”; diye. Millet İstanbul Boğazı'nın altından tüple araba geçiriyor, işte yol geçiriyor gözünü sevdiğim". 


Kent Konseyi'nden korktular mı?


"Kemer'de yıllardır bir kent konseyi düşüncesi vardı. Korktukları için mi bilmem, bizi yöneten belediye başkanlarımız her ne hikmetse bu konseyi kurduramamıştır. Katılımcı demokrasi, eleştiriye açık insanlarla gerçekten samimi bir şekilde yönetmenin hazzını tadamamışlardır, tadılmamıştır. 


En büyük sorun; mesela ben bir esnaf olarak tekrar söylüyorum,  bizi yöneten belediye başkanlarımız hatta bunu uzatırsak daha Kaymakamımız, Emniyet Müdürümüz bizim derdimizi anlayamadılar. Yani yüreğinde bizim sıkıntılı zamanlarımızı nasıl ızdıraba girdiğimizi bizi yüreklerinde hissedemediler, hissetmediler. Aslında çok kolay, samimi olarak yüreğini ortaya koyan bir belediye başkanının bir yöneticinin Kemer'de heykeli dikilir. Kemer çok büyük bir yer çok zor yönetilen bir yer değil. Kemer’e yeter ki gönlünü koy, esnafı yüreğinde hisset. Hissetmezsen yapmacık kalıyor. 


Gecikmiş İndirim günlerini Kına'lı atasözüyle eleştirdi


"Şimdi gelelim şu son günlerdeki indirim günlerine. Sezon bitmiş, doğu bölgemizde bir laf var benim personelim Elazığlı ondan duymuştum, “;Bayram geçtikten sonra eline kına yak”; diye bir söz.. Aslında başka bir yer de, şimdi sen ne tarafa yorumlarsan yorumla yani. Arka taraflarda bir bölge tarif ediyordu. Bayram geçmiş indirim günleri.. Yapmacık yani, sahte kardeşim sahte. Sırıtıyor yani. Yaptığı en son indirim günlerinden kimsenin haberi yok, evet sırıtıyor. Bayram geçmiş bir yerine kına yak".


Çarpık yapılaşmaya Şeker izin verdi


Eleştirdiği Mustafa Gül ve Hasan Şeker'le bir zamanlar birlikte olduğu hatırlatılan Kadir Batu, fikir ayrılıklarını şöyle anlattı:


"Ben Hasan Şeker ile inanılmaz derecede samimi bir adamdım. Onunla birlikte beraber tatile gidecek kadar samimi bir adamdım, aynı otelde eşlerimizle beraber kalacak kadar samimi bir adamdım. Çocuğumun sağolsun doğum gününe gelecek, çocuğum  olduğu zaman ziyaretime gelecek kadar ailece görüştüğümüz kadar samimiydim, Kendimi de feda ettim, hiç yere haksız yere yargılandım ama hep söylediğim, düşündüğüm Kemer'di. Hep esnaftı. Turistin rahatsızlığını önle başkan, radikal ol başkan, cesur ol başkanım, lütfen yalvarıyorum benim mağazamın bir hatası varsa gel kapat diyen bir Kadir Batu’yum. Hasan Şeker orada , bir tane senden özel isteği oldu mu diye sorabilirsiniz. Kadir Batu'nun kibrit çöpü kadar, şu nar tanesi kadar ailesine ve kendine, çevresine özel  bir isteği oldu mu diye sorabilirsiniz. Ben sadece Kemer için esnaf için konuştum.


Hep Kemer dedim ama umudumu kaybettiğim noktalar oldu. Özellikle Hasan Şeker konusunda umudumu kaybettiğim konuyu söyleyeyim, Birincisi; Esnafa bakışı, duyarsızlığı. İkincisi de imar konusunda çarpık yapılaşmalara göz yumması, benim yine o kendimce inşaatlara  imar konusunda çok bilgili değilim ama anlaşılması çok da zor  bir konu değil. Ama zemin katlarıyla üzerine oturmasıyla inşaatın bana göre çarpık yapılaşmaya Şeker döneminde müsaade edilmiştir. Bu Kemer’e ihanettir kardeşim".


Kemer'de Muhalefet sorunu var


"Bir ara çekileceksiniz, sonra birileri başarısız görülüyor diye yine toplu etkinliklerde ortaya çıkıp insanlara görüneceksiniz.  Madem sizin bir siyasi kimliğiniz var, madem gözünüz var bir yerlerde, bu benim yaptığım açıklamaları Mustafa Gül’ün bir hatası varsa sen yapacaksın yoksa işte basın yapsın da ben işte tatlı su kurnazlığı ile 'Mustafa Gül başarısız gözüküyor, ben yine geleyim'.. Olmadı kardeşim, elini taşın altına koyacaksın bangır bangır muhalefet görevini yapacaksın. Kemer'de öyle bir sorun da var şimdi, muhalefet yok maalesef".


Mustafa Gül MHP'den ihraç edilmeli


"Şunu da söyleyeyim bem gerekli yerlerden izinde alarak yaptım. MHP  kimliğimi bırakarak, bağrıma taş basarak burdayım. Çünkü şekil itibariyle Mustafa Gül aynı partide gözüküyoruz, üyeyiz biz de. Daha da ileri gideceğim -Mustafa Gül'ün- ihraç edilmesi lazımdı. Başka partilerin kapısında yatan AKP'nin  kapısında yatan adamın MHP'den ihraç edilmesi lazım. Sabah’a vefa ilanı vermiş, 25 bin lira falan diyorlar Tayyip Erdoğan'ın annesi için başsağlığı dilemiş. Eyvallah tamam. 


Partinin taşınması konusunda da şun da üzüntülüyüm ilçe başkanıma da kırgınım, Keşke -Kira borcu- ödenip kontrat uzatılabilirdi. Belediye başkanımız MHP'den ama asla milletin parasını partiye harcamak zorunda değil. Bunu da belirteyim çünkü öyle açıklama yapabilir. Cebindeki harçlığından verebilirdi.  Kemer’in en güzel parti binası yeriydi konumuyla genişliğiyle, mevkisiyle güzel bir yerdi, taşınmak zorunda kalınması benim içimi çok acıttı. Taşındığı gün inanılmaz o üzüntümü anlatamam. 


Tekrar söylüyorum, Mustafa Gül kirayı ödemek zorunda değil, ama bir vefadır, üç bin benden, bin Kadir Batu senden, iki bin ondan deyip çözümlenebilir kirası, üste de para kalır. Yani nelere para veriliyor beni konuşturmayın şimdi yani. Ne sanatçılara bilmem nelere neler veriliyor".


Seçim sürecinde ve sonrasında ailemle sorun yaşadım


2007 yılında MHP de Mustafa Yıldızdoğan konserinde rozet taktım. Hüseyin Yıldız Milletvekilimiz taktı. Konuşmamızı yaptık partimize katıldık. Partide görevim de yoktu. 2009 yılı seçimlerinde Mustafa Gül partiden aday gösterildi O aday olunca sevgili dostum, ağabeyim Hasan Şeker'e başarılar diledim "Seninle dostuz ama bugünden sonra rakibiz" dedim. Ben dostlukları ayırabilecek kapasitede bir adamım. Terbiyeli, anlayışlı bir adamım. Bir seçim çalışmasına girildi ben de burada yüreğimi koydum. Bu süreçte, ailemi karşıma aldım. Ailemin tek çocuğuyum, rahmetli babamla gerçekten çok münakaşa ettik, evde eşimle çok tartıştık. Eşim çok yakın akrabasıdır Mustafa Gül’ün ama on yıl önce yaşadığımız bir kırgınlıktan dolayı onu affetmedi. Ben affettim. 


Burada da bir noktaya geleceğim şimdi, devam ettim orada hatta kırılıp, küsüp gidenleri dahi ikna etmeye çalıştım isim vermiyorum, şimdiki meclis üyelerinden olur olmaz. Gitmeyin etmeyin bu bir seçim burada bizim bir makama gelmemiz şart değil. Bu şekide bastırmaya birliği bozmamaya bende özen gösterdim. Dedim ki işte babamı ailemi karşıma aldım. Her neyse elimden geleni yaptım ve kazandık. Meclis üyesi olamadım kısmet , küsüp gitmedim en ufak bir kırgınlık duymadım, kısmet böyleymiş diye inandım 23 Nisanda doğum günümde, seçimden 24 gün sonra ilçe başkanlığına atandım".


Center'ların bodrumları yan parsele geçti, başkan esnafla uğraşıyor


Kemer de esnafıda mağdur eden bir konu vardır. Shoping centerler konusu vardır. Ben diyorum ki, serbest piyasa ekonomisi vardır tamam. Ama bunların yaptığını herkes üç aşağı beş yukarı bilirler. Nedir işte rehberlerin çarşıyı kötülemesi falan. Ben bunları biliyorum. Bütün belde başkanları da dahil shoping centerler konusunda eğer samimilerse hep beraber gidelim shoping centerlerin bodrum katlarını bir gezelim. Ben espri olsun diye “;Utanmasalar yan parsele geçecekler" demiştim. Olmuş, geçmişler. Espiri olsun diye diyordum, adam oturmuş kazdırmış. İmar hakkı neyse onu yapsınlar, otuzsa otuz. Ben imar mevzuatına göre yapmasını istiyorum. Samimiysen, esnafım o canım esnafım on beş saat bekleyen çile çeken, beş ayda on iki ayn giderlerini karşılamaya kazanmaya çalışan benim o canım esnaf kardeşimin hakkına gerçekten sahipsen, o shopinglerin alt katlarına belediyeye bilmem kaç lirada bağış yapsa, ne yaparsa yapsın izin vermemelisin. Getiriyorsun sonra ünlü sanatçıyı getiriyorsun veriyorsun. İbrahim Tatlıses de gelmesin o adama o imtiyazı da sağlama yani. Adam gitsin başka yerde nerde yaparsa yapsın yani, o shoping centerini. Bu konuda benim görüşüm budur. Ama ondan sonra çıkıyorlar çok şirin bir şekilde topluma görüntü veriyorlar. İnsanlar da o perdenin arkasını göremiyor. Bence en büyük kötülüğü onlar yapıyor. Esnafın da canı çıkıyor. Çarşının kalitesi düşüyor. Liman Caddesinde eskiden ne markalar vardı. Git-gide etki tepki  Kemer’in geldiği son nokta. Ondan sonra Belediye başkanımız 'Durumum iyi değil diyen esnaf yalan söyler' şeklinde bir açıklama yapıyor.


Düzgün iş yapsınlar alkışlamaya hazırım. Şeker başkanlık istiyorsa susmasın, konuşsun


Olumlu şeyleri de taktir etmek için hevesle heyecanla bekleyen bir adamım. Ben burada doğmuşum burada öleceğim. Sakın yanlış anlamayın herkes Kemerli yani, burayı sevmişiz. Çocuğumuz burada doğdu. Bunun için buranın güzel olmasını istiyorum. Şahin Bilici dedemin mevlüdü vardı. Huzur Camii güzel gerçekten, ama bazı şeyler duyuyorum ona da üzülüyorum. Birisi yardım etmiş onun karşılığında otele dükkan falan bişeyler olmuş. O da bir acı yani eğer doğruysa. Sonuçta Hasan Şeker başkanımın, Mustafa Gülün, kimin emeği geçmişse Allah razı olsun güzel bir cami olmuş. Benim gördüğüm kadarıyla kalitesiyle görünümüyle Allah içinde nice ibadetler yapmak nasip etsin. Kemere de yakışır. 


Mesela Kalitesiyle o Saat kulesinin oradaki restorantta güzeldir ilginçtir. Doğruya doğru, ihalesini bilmiyorum ama hoş olmuş.


O saat kulesinin projesi daha yüksekmiş , ne derece doğru bilemiyorum. Onun tabanında çok büyük  çimento harcanmış. Keşke orası daha yüksek olsaydı. O restorant da daha yüksek olsaydı, daha bir anlamlı olurdu. Kemerin her yerinden görünürdü. o Proje içindeki beton blokları beğenmiyorum. O nasıl bir mimari nasıl bir tasarım? Onun yerine ağaç dik. Hasan şekere de söylemiştim proje yarışması yap. Burada bizim betona mı ihtiyacımız var?


Ben o nefsimi yenebilen bir adamım. Mustafa Gül başkanla ben tartıştım diye ben o nefsi bir yere koyarım. Ayakta alkışarım başarılı olsun bundan sonra. Ben onunla aynı partideyim. Bu sohbeti KEMİAD'daki , ATSO'daki sıfatımla yapıyorum ama ben bundan sonra başarısını , her yaptığı güzelliği alkışlamaya hazırım. Yaptığı kaldırım fena değil, Kemer bir girişi, ışıklar Anadolunun bir yerinde de gördüm ama güzeldi, doğruya doğru kardeşim. Ben Mustafa Gül ile tartıştım diye o benim başkanım , ben ayakta alkışlamaya hazırım.Bundan sonra Allahım böyle mucizeler gerçekleştirse de süper başarı, performans gösterse Kemer için. Hiç öyle bir inadım, itirazım yok. Nefsimi bir tarafa koymaya hazırım. Ayakta alkışlamaya hazırım. 'Ben Mustafa Gül ile tartışmışım da o başarısız olsun da ben ileride belediye başkanlığına adalığımı koyayım'. Ben öyle bir adam değilim. Birilerinin başarısızlığından başarı beklemek. Makam sahibi olmak  niyetinde değilim. Birilerinin yaptığı gibi, Hasan Şeker'e söylüyorum bunu: Madem başkanlık düşünüyorsun yap muhalefetini, bir dönem kayboldun piyasadan, hissettiklerimi söylüyorum yanlış yapmıyorum Hasan başkanıma, ama yap muhalefetini Kemer kötüye gidiyorsa bunu söyle kardeşim


Pazar konusunda sözler tutulmadı


"Kemer'de Mustafa Gül başkanın seçim vaadlerinden bir tanesiydi. Pazar, Çarşının içinde denemek amacıyla kaliteli biçimde şemsiyeleriyle birlikte indirim günleri gibi, KEMİAD  üyesi iken anket yaptık, Pazar kalksın mı kalkmasın mı anketiydi. Yüzde 51 kalksın dedi. Yüzde 49 kalkmasın dedi. Pazarın doğrusu yoktur. Kaldırırsanız bir kesim tepki koyar. Çarşı esnafında da tam bir fikir birliği yoktu Pazar konusunda. Ama benim savunduğum konu şuydu yıllardan beri, Pazarı çarşı için nasıl faydalı hale getirebiliriz? Çünkü Pazar bir çekim merkezi haline oluşturuyor. Keşke daha çekim merkezlerimiz çok olsa. Pazarın çekim merkezi oluşturması Kemer adına çok yazıktır, üzülüyorum. Beldelerden turist çekme anlamında. Bunu en azından Kemerde kaliteyi bozmandan pazarcı gibi hale getirmeden  çok şık bir şekilde indirim günleri adı altında haftanın bir günü iki günü çarşıda yapabilirdik, şu anda bayram geçtikten sonra kınadan sonra yapıldığı gibi değil, konuyu o şekilde yapabilirdik. Esnafın malları da yok pahasına gitmez, daha değirinden satılırdı.


Şimdi duyduğuma göre tur otobüsleri turistleri pazarın oray aşağıya direkt indiriyormuş, hiç yani çarşıya faydası yok. Saat kulesinin orada indirse çarşıyı görse utrist, hayır yok. Pazarın oraya götürüp otobüsle geri getiriyorlar.


Mustafa Başkan ne diyordu, esnaf ne derse onu yapacağım diyordu. Hani esnafa sordun mu? Sormuyorsun. Kafana göre takılıyorsun. 


Daha Kemer Kart var, portik alanlar var berim için dolu kardeşim".


Esnafa ne katkı koydun ki yalan söylüyor diyorsun?


Ya bir tane böyle çarşının ortasında  diskoların otellerin katkısıyla çok abartmadan bi animasyon, foklor, mehteren takımı, müşterinin biraz ilgisini çekecek, çok gürültülü olmadan gitarla abartmadan belli noktalarda yıllardan beridir bu yapılmadı beyler. Bunun masrafı da yok. Esnaf iyi diyor esnaf yalan söylüyor. Sen belediye başkanı olarak ne katkı koydun esnafa? Yani üç tane fuarı gezerek yanında hiç birşey anlamayan adamlarını götürerek ne yaptın esnafın iyiliğine?


Ben belediye başkanı olsam..


"Kemer'de festival yapılıyor, ben belediye başkanı olsam bir kaç tane adam gibi sanatçı getiririz. En ünlülerden getirsek olamaz mı yani. Shakira falan. Adam milyon dolarlarla gelir. Dolarları basarsın. Güvenliğini sağlarsın Kemer'e gelir.  En sonunda bunu söylüyorum biz KEMİAD olarak bunu teklif etmiştik, shopinglerle mücadele anlamında şöyle birşey yapılabilir diye, ama bunu bütün bölgede yapmak gerekiyor diye .shopingler nasıl yapıyor beyinlerini yıkıyorlar işte çarşıya çıkmayın diye.şöyle bir hayalim var yıllardan beridi olmadı, alışverişi hiç kimsenin yönlendirmesiyle değil kendi irademizle yada insiyatifimizle olduğu gibi, çarşının belli noktalarına afişler üç dilde basılabilir dedik. Ben böyle bir fikir sundum dedi ki biz bunun üzerine düşelim.".


Ölümlü slogan çok yanlış


Şimdi Kemer'in sloganı nedir?  "Cennete gitmek için ölmek mi gerekmez”;. Bu yanlış. Yani tatil cennetiyle ölmenin ölmemenin ne alakası var. Başkanımız bununla övünüyor. Bunu bir profesyonel reklamcı duysa kafasına sıkar veya kahrından ölür. Yani bunu yazacağına  hiç olmazsa "Yeryüzündeki cennet Kemer" de işi bitir ya! Niye ölümü karıştırıyorsun? Ölüm ile tatili aynı kefeye nasıl koyarsın? Yapma canım başkanım yapma. ama işte dinlemiyor ki!.


Kemer Alışveriş merkezi mi olacak, Mahmutpaşa mı karar verilmeli


Kemer bir alışveriş merkezi gibi yönetilmeli. Ya da dibine kadar Mahmutpaşa gibi olmalı. Yani ikisinin ortasında kalmamalı. Migros gibi Özdilek gibi. Nasıl alışveriş yapılıyor, yaka katrı var mı, yemek yeniliyor mu. Kemer böyle yönetilmeli. Radikal kararlarla tek doğru neyse onları yapmalıydı. Ve de bundan sonra yapmalı. Belki bize der ki bu bilboard konusunu hemen bize sormadan ben cevabını veriyorum. Danışmanlar orada oturacağına oradan hemen bir reklamcıya desin alışverişinizi kimsenin yönlendirmesiyle değil kendi iradenizle yapınız üç dilde dört dilde daha uygun slogan haline getireceğinize bunları yapsın yani.


Üras'a: Reklam yapacağına suyu ucuzlat!


Tekrar söylüyorum hiç ihtirassız olmamak gerekiyor ama bazıları da abartıyor. Üras beyin Antalya havaalanı yolundaki billboardlarda MOBESE reklamlarını görüyorum, “;Allah Allah ne iş?”; diyorum. Bu şekilde ihtiraslı olmayı da yanlış buluyorum. Tabiki siyasette gerekenleri yapacaksınız tabi ki insanlarla yürek yüreğe onların iyi gününde kötü gününde, cenazesinde, mevlidinde,  düğününde tabik i olacaksınız. Onlar için bir şeyler yapmaya çalışacaksınız. Ama ihtiras uğruna her şeyi reklama bağlamak yanlış.


Sayın Üras, bülten dağıtacağına benim su paramı bir kuruşta olsa ucuz yap. Havaalanı yolunda 100. Yıl'da "MOBESE Beldelere geliyor" afişleri. Ne bu? Amacın ne Yusuf Üras? açıklayıversin. Bunu ne için yaptı Kemer güvenli olduğunu göstermek için mi yapıyor, ne yapıyor anlamadım. MOBESE'ler her yerde var aşağı yukarı artık. MOBESE Kemer’e geç bile kaldı. Korkuteli'nde bile var MOBESE.  Bunun taa Antalya'da havaalanı yolunda reklam parolarında Yeni Hal'in karşısında , bunun anlamı nedir? Kaç para verdin?  Lütfen Yusuf Üras bey bunu açıklasın. Bunların yerine popülist siyaseti bırak da siyasi ihtirasların uğruna bu ayırdığın bütçeyi benim halkımın su parasını Kemerin su parasını birazcık ucuzlat. 0,1 kuruş da olsa ucuzlat kardeşim. Boşyere para harcama. Bültenlerini Antalyaya dağıtma. Dağıtacaksan al bişeyler bastır. Bu konuda böyle. İnsanoğlu  beşer, şaşar.kimse mükemmel değildir. 


Kemer için her zaman hizmete hazırım


'Siyasete girecek misiniz ileride belediye başkanlığına adaylığınızı koyacakmısınız?' sorusu üzerine Kadir Batu;


"Kemer'de bana ihtiyaç olursa benim de şartlarım o ara ekonomik şartlarım, ailem, her anlamda şartlar müsait olursa düşünürüm. Ben buranın çocuğuyum. Burada bana verilen görevlerde hiçbir menfaat beklemeden, Kemer için haz alarak koşturmaya çalıştım. İçimde böyle bir siyasi olgu var demek ki. İçinde bulunduğum topluma yaşadığım bölgeye Kemer’ime duyarlıyım. Bu duyarlılığım elimde olmadan her zaman devam eder. Burada olurum yine gelirim herzaman  ben buranın çocuğuyum birkere ailem herşeyim burada.burada öleceğim burada toprağa verileceğim. Bana ihtiyaç olursa diyorum, emir olarak algılarım" şeklinde cevapladı.


Gül veya Şeker'le kesinlikle birlikte olmam


'Sizi meclis üyesi olarak görmek istiyoruz, belki bazı yerlerde yanlış yaptık, derlerse?' sorusunda ise Batu iddialı konuştu:


"Hayır, ben bu vizyona güvenmiyorum. Mustafa Gül ve Hasan Şekerin olduğu bir ortamda partimden de aday olsalar, ben yokum. Kemer bunu haketmiyor. Benim olmam şart değil. Kemer turizmde dördüncü lige düşmüş, hala esnaf yalan söylüyor falanla uğraşılıyor. Arkadaşlar esnafım gerçekten mutluysa tek tek alınlarında öpeceğim. Allah mutluluklarını dahada arttırsın. Keşke mutlu olsalar. Ben inanmıyorum mutlu olduklarına , Şeker döneminde de Gül döneminde de".


 


 



 


 






Haber Tarih: 17.10.2011-14:21



 Yorum Ekle  Haberi Yazd�r  Arkada��ma Yolla

Yorumlar
� Di�er Haberler


Antalya Resim Kursu

  Video »
    Kameramıza takılanlar
    Görüntü arşivi için tıklayınız
  Kemer »
   KEMER INFO
  Kemer Rehberi     Etkinlikler
  Kemer Protokolü     Önemli Telefonlar
  Kemer Fotoğrafları     Önemli Linkler
  Kemer Krokisi    
  e-Gazete »
    Türkiyenin ilk elektronik yerel gazetesi


  Ana sayfa Hakkımızda Künye Haber Arşivi Etkinlikler İlan Fiyatları Reklam Koşulları Site Koşulları İletişim


 Copyright © 2008 GAZETE KEMER Tüm Hakları Saklıdır.
Designed By