Kemer'in bağımsız, taraflı gazetesinin internet alanına hoş geldiniz. |Ana sayfa yap |Arkadaşına tavsiye et|   08 Eylül 2026 Salı
 
Üye Girişi Üye Girişi Üye Olayım Üye Olayım

...
ANKET ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN
HAVA DURUMU
ZİYARETÇİ SAYISI
Toplam :1009789
Online :150
HABERLER

GazeteKemer'den sahil işgalcilerine ve yardakçılarına açık mektup



Payla�: Yaz� Boyutu:
14651 Kez Okundu

 • Sahil işgalleri hakkındaki yasal süreci ve işgallerin kaldırılması konusunda mahkeme kararını uygulamak üzere Kaymakam Bayramali Köse’nin Malmüdürlüğü’ne ve ilgili tüm belediyelere gönderdiği talimatın Bazı Belediye Başkanlarından, O’nun, Bunun Sokaklarından aldıkları tepkileri vatandaşların büyük bölümü gördü.


• Sahillerde hiçbir şey olmamış gibi işgallerine devam eden bazı oteller ile bunlara yardım ve yataklık eden bazı seçilmişler, işgalleri kaldırmak şöyle dursun, işgalcilerin fedailiğine soyunan, onları mazur gören  bazı mülki amir ve atanmışların bulunduğu, gazetecilerin kol gezdiği Kemer’de, aşağıdaki satırları kaleme almak bizim için görev oldu.

 


Kemer’e geldiğimiz günden beri yapılan toplantılarda izlediğimiz, ciddi ciddi oturan ve konuşan bazı kimselerin, aslında Kemer’in başta turizm olmak üzere birçok alandaki varlığı için ciddi bir tehlike olduğunu anlamakta gecikmedik.

Bu kişilerin Kemer turizmi için attıkları nutukları dinlerken, diğer taraftan gerçekte yaptıklarını, önce duyup sonra gözlerimizle gördükten sonra aramıza bir mesafe koymaya karar verdik. Bugünleri tahmin ederek, kamu çıkarları adına izleyeceğimiz yayın politikasında başımıza kakılacak, yüzümüze vurulacak bir ilişki içine girmemeye özen gösterdik. Hoş, bizim bugünkü tutumumuz Kemer’deki bir gazetenin sahibi tarafından önceden görülmüş ve uyarı, peçete üzerine yazılarak bir belediye başkanına garsonla gönderilmişti. Bizi toplantıdan çıkartmak için belki de ilk ve son kez, o toplantı basına kapalı olarak yapılmıştı.

Kemer’de turizmi yönettiklerini ve turizm yaptıklarını zannedenlere, insanları turizmdeki başarılarına inandırmaya çalışan bazı kimselere, son gelişmeler ışığında kaleme aldığımız mesajımızın, yapılanların bir gazetecide bıraktığı izlenim olarak algılanmasını ve üzerinde düşünülmesini dileriz. Kemer yazdığımız yerleri dilerseniz Türkiye olarak da algılayabilirsiniz.

 

TURİZMİN ZÜÐÜRT AÐALARI  ve YARDAKÇILARI, DİNLEYİN!

Turistin bokuyla başedemiyorsunuz, turistlerin nereye gideceklerini bilemedikleri bir kent burası. Bedava tuvalet bulunmayan, daha ötesinde doğru dürüst tuvalet bulunamayan bir turizm beldesi burası. Nerede misafirperverliğiniz?

Sahilleri işgal eden otelciler, turistlerin yanına kimseyi yaklaştırmamak için güvenlik görevlilerini seferber ediyor ama aynı turistlerin can güvenliği konusunda hiçbir kaygıları yok. Fiilen Cankurtaran bulunmayan, prosedür gereği cankurtaran eğitiminine gönderilenlerin çoğunlukla başka işte çalıştırıldığı otellerin işgal ettiği  plajlarda ve havuzlarında turist boğuluyor, cansız bedenini bile vatandaşlar çıkarıyor. Bu mu misafirperverliğiniz?

Sonra, sahillerdeki işgallerin kaldırılması konusundaki mahkeme kararını duyunca, aslında cüzdanı veya banka hesabı dışında değer vermediğiniz turistlerin altından şezlongların alındığı iddiasıyla viyaklıyorsunuz.

Oda Kahvaltıdan yarım pansiyona, oradan herşey dahil’e, sonra yetmedi ultra herşey dahil’e uzanan pespaye turizm politikalarının o da yetmezse mega herşey dahil’e, giderek bedava tatil’e kadar varacağı görülüyor. Turizmin aslında iflas etmiş bir sektör olduğunu ve olayın hanutçuluğa, tokatçılığa dönüştüğünü görmek istemeyenler, doğrulmak istediklerinde tabuta kafaları çarpınca durumu anlayacaklardır.

Bunlar bu gidişle turisti bedava konaklatıp, tur operatörlerinin vereceği sadakalarla geçinecek zavallılardır. Zaten otelleri de bir bir elleriden gitmekte, yabancı şirketlerin eline geçmektedir. Bunun adına ne yüzle Türk Turizmi diyeceksiniz?

Tur operatörleri ve yabancı şirketler, Kemer’in doğal, ekonomik kaynaklarını ve ucuz emek gücünü yeterince sömürdükten sonra defolup gidecek, geride bir çevre felaketi ile devasa bir enkaz bırakacaklardır.

Turizm çalışanları açısından da durum felakettir. Turizm emekçilerinin sağlıksız koşullarda öldüresiye çalıştırıldığı, stajyerlerin alabildiğine sömürüldüğü, onlara yaptırılmaması gereken işlerin yaptırıldığı daha geçtiğimiz aylarda Kemer’deki bir otelde stajyer öğrencinin bir elinin kıyma makinesinde öğütüldüğü olayla kanıtlanmıştır. Turizm sektörünü yönetemeyenler, emekçilerin çalışma koşullarını, aldıkları ücretleri, bakiye alacaklarını hep tehlikeye sokmaktadır. Geçtiğimiz yıllarda 600 TL alacağı için üzerine benzin döküp yakma noktasına gelen iki otel çalışanını bizim ikna ettiğimizi hiç unutmuyoruz.

Turizmi bu hale getiren, başta Turizm Bakanları olmak üzere bakanlığın her düzeydeki yetkilileridir. Turizm kentlerini yasaya uygun hale getirmek yerine genelgelerle, imar planı tadilatlarıyla içinden çıkılmaz bir sorunla başbaşa bırakan bu kişilerdir. İşgallere, kaçak yapılaşmalara göz yuman her düzeydeki mülki amirler, belediye başkanları, onlara yardım ve yardakçılık yapan belediye meclis üyeleri, imar ve şehircilik, fen işleri müdürleri, ruhsat ve denetim müdürleri, zabıta müdürleri ve tabii ki bu konularda sesini çıkarmamış veya haksızın yanında yer almayı tercih etmiş Siyasi Parti Temsilcileri, bazı gazeteciler ve basın yayın kuruluşları bu acı tablonun suç ortaklarıdır.

Bu rezalete rağmen hangi kritere göre mavi bayrak verdiklerini anlayamadığım TÜRÇEV de bu trajikomik oyunun önemli aktörlerinden biridir. TÜRÇEV  ve Mavi Bayrak ayrı bir yazımızın konusudur.

 

DAHA NE İSTİYORSUNUZ?

Envai çeşit teşvik, tahsis, kayırma, kollama, yıkama, yağlama sizin için yapılmış. Sizin için kamu görevlileri yargılanmayı göze almış tüm bunlara rağmen turizmi becerememişsiniz.

100 odalı otele 100 oda da kaçak ekleyerek suç işlemenize, haksız rekabet yaratmanıza ses çıkarılmamış, turizmi becerememişsiniz.

Sahilleri işgal etmenize göz yumulmuş, yaptığınız işgallere Ağustos’ta “;Uyanılıp”; devamlı şike yapılarak üç otuz para ecrimisilleri tahakkuk ettirip yasayı esneterek haksız rekabet ve haksız kazanç elde etmenize ses çıkarılmamış, yine becerememişsiniz.

İşgal ettiğiniz sahillerin ecrimisillerini ödediğiniz şüpheli, bir de buraların küçük bir bölümünü, tahakkuk eden ecrimisilin 40-50 katına su sporlarına kiraya vermişsiniz, parayı cebe indirmişsiniz ses çıkarılmamış, yine becerememişsiniz.

Sahilleri işgal ettiğiniz yetmiyormuş gibi yasaya tamamen aykırı olarak sahili iş makineleriyle kazmış, denize özel deşarj hatlarınızı döşemişsiniz, denizleri açıkça kirletmenize göz yumulmuş, yine becerememişsiniz.

Her yıl kullandığınız birkaç şirketi iflas ettirip yeni sezonda yenisiyle yola çıkmış, GATAB’a su parasını, maliyeye vergiyi takmışsınız, yine becerememişsiniz.

Sahte içki kullanmış, daha ötesinde sahte içki üretmişsiniz, 17-21 yaşındaki gencecik turistler canlarından olmuş, olay ortaya çıkınca çalışanlarınız hapse girmiş, ama adaletin terazisine sizi bir türlü oturtamamışlar, yine becerememişsiniz.

Otellerinizdeki kaçak bölümleri yaparken ayrı, göz yumulurken ayrı olmak üzere yıllarca avanta vermişsiniz, belediye soruşturmayla karşı karşıya kalınca “;mecburen”; kapınıza dayanmış, göstermelik yıktığı kaçak bölümlerinizi hemen yeniden yapmışsınız, kaldırımları işgal edip otelinize katmışsınız,  yine becerememişsiniz.

Dernekler, O’nun Bunun sokakları kurmuşsunuz, herkesi “;Biz turizmiz. turizm biziz, bize birşey olursa turizm ölür haaa!”; diye tehdit etmişsiniz, belediye başkanlarını yaz kızım kereviz durumuna düşürüp beldeleri ilçeleri birlikleri yönetmişsiniz, ama yine becerememişsiniz.

Kemer Sahili’ne yapılan büfeler hakkında yürütmeyi durdurma kararı bulunmasına rağmen bunları hangi yolla ele geçirdiğiniz  belli değilken, kurduğunuz şirket vasıtasıyla kiraya vermişsiniz, kiracılarınızdan bazıları da başkalarına kiraya vermiş, saaadet zincirleri kurmuşsunuz, herkesin olan sahilleri haksız kazanç kapısı haline getirmişsiniz, yine becerememişsiniz.

Siz, her bakımdan iflas etmişsiniz. Yağmayla, talanla, mafyalaşarak, haksız rekabet yaratıp kendi dışınızdaki turizm tesislerinin ekmeğini çalarak yaşamınızı sürdürmeye çalışıyorsunuz.

Ama yine bu işi beceremiyorsunuz.

Çünkü siz, turizmci değil, bu haliyle turizmin asalağı haline gelmişsiniz.

Bir dönemin prensleri, o dönemin kopilleri şimdinin torpillilerisiniz.

 

KÖPRÜDEN ÖNCE SON ÇIKIŞ

Her düzeydeki Mülki Amirlere, Yerel Yönetimlere, Mal Müdürlüklerine, Özel İdare Müdürlüklerine sesleniyorum. Sahillerin boşaltılması konusundaki mahkeme kararını uygulamak yasal zorunluluktur. Siyasi parti temsilcilerine sesleniyorum: Anayasal kuruluşların temsilcisi olduğunuzun farkındaysanız, kamu çıkarlarını koruyacak, yerel politikalar üretiniz. Basın kuruluşlarına, gazeteci meslektaşlarıma sesleniyorum. Kamu vicdanının sesini sayfalarınıza taşıyınız. 

Biz, mahkeme kararını uygulamayı savsaklayan, esneten, geciktirerek her zaman olduğu gibi işgalcilere zaman kazandırmaya çalışanları kamu vicdanında mahkum etmek için elimizden geleni yapacağız. Dile getirdiğimiz konularda Cumhuriyet Savcılarını göreve davet edeceğiz. Sezonumuz 12 aydır. 


 






Haber Tarih: 04.08.2012-10:39



 Yorum Ekle  Haberi Yazd�r  Arkada��ma Yolla

Yorumlar
� Di�er Haberler


Antalya Resim Kursu

  Video »
    Kameramıza takılanlar
    Görüntü arşivi için tıklayınız
  Kemer »
   KEMER INFO
  Kemer Rehberi     Etkinlikler
  Kemer Protokolü     Önemli Telefonlar
  Kemer Fotoğrafları     Önemli Linkler
  Kemer Krokisi    
  e-Gazete »
    Türkiyenin ilk elektronik yerel gazetesi


  Ana sayfa Hakkımızda Künye Haber Arşivi Etkinlikler İlan Fiyatları Reklam Koşulları Site Koşulları İletişim


 Copyright © 2008 GAZETE KEMER Tüm Hakları Saklıdır.
Designed By