Kemer'in bağımsız, taraflı gazetesinin internet alanına hoş geldiniz. |Ana sayfa yap |Arkadaşına tavsiye et|   07 Eylül 2026 Pazartesi
 
Üye Girişi Üye Girişi Üye Olayım Üye Olayım

...
ANKET ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN
HAVA DURUMU
ZİYARETÇİ SAYISI
Toplam :1008303
Online :80
HABER AR��V�
Umut Güneş'ten Mustafa Gül'ün iddialarına cevap (1): Onlar Ağa herkes Maraba


2635 Kez Okundu

CHP Kemer İlçe Başkanı Umut Güneş, MHP’li Kemer Belediye Başkanı Mustafa Gül’ün bazı eski CHP’li siyasiler ve kendisi hakkında sarfettiği sözlere cevap verdi. 

Murat Kemaneci’nin sorusu üzerine ayrıntıya girmeden Mustafa Gül’e tepkisini dile getiren Umut Güneş “;İnsanlar büyük laf etmeden önce oturup düşünmeleri gerekir. Çünkü hayat öyle bir hayat ki size bu laflarınızı yalatır ve dirhem dirhem geri geri bu lafları sözcük sözcük geri toplatır. Sayın Gül’de böyle bir laf etmiştir”; dedi. Güneş, “;Mustafa Gül bu tür lafları çok eder hale geldi. Büyük konuşmayı çok benimser hale geldi ama her şeyden önce hayat ona öyle bir öğretecek ki, büyük laf konuşmadan önce düşünmeyi ve ben de kendisine bu lafları yalatacağım”;
Gül’ün açıklamasının detayını Gazetekemer’den öğrendiğini söyleyen Güneş, “; Bu derginin bana da gelmesi gerekirdi. Çünkü bizimle ilgili iddia varsa, yayın kuruluşu tarafından yayınlanan gazete tarafından bize gönderilmesi gerekirdi. Ben bu iddiayı sizin gazetenizden öğrendim. Sizinle de telefonda görüşünce kamuoyuna açıklama yapma gereği duydum”; diye konuştu.
MHP’li Gül’e animasyon dünyası kahramanı He-Man benzetmesi yapan Umut Güneş, Gül’ün kendini herşeyi planladığını, herşeyi kontrolü altında tuttuğunu ileri sürdü.
M. Kemaneci: Peki, bunda haklı mı doğru mu söylüyor öyle yaptı mı yapamadı mı?
Umut Güneş; Tipik bir Mustafa Gül davranışı, sözleri. Kibirlilik, büyüklük, bir hayal gücü, gerçeklerle ilgisi olmayan oturup düşündüğü hayali gerçekmiş gibi anlatan bir hayal gücü var. Bir ironi var bu gibi durumlarda söylenen, Kemer insanları da iyi bilsin başkanlarının nasıl bir şey de olduğunu; “;küçük dağları ben yarattım büyükleri de dedemden kaldı tarzında”; hatta biraz da şiirsel olarak söylersek “;Küçük dağları ben yarattım. Ağrı’yı da babam yaptı. Dedem merhum ölünce Everest yarım kaldı”; tarzında bir açıklama, yani tam Mustafa Gül’e uyan bir açıklama.”; 
MUSTAFA GÜL, “;KEMER’İN SAHİBİ BİZİZ”; DİYOR
Mustafa Gül’ün sözlerinde gizli kendini üstün görme davranışının altında başka bir şeyin de ifade edildiğini söyleyen Umut Güneş, “;Gül aslında Kemer’in sahibi biziz diyor. Feodal ilişki ortaya koyuyor. Biz istersek her şey olur biz istemezsek hiçbir şey olmaz mantığında. Bunu da özellikle kamuoyunda halkımın bilmesini istiyorum. Nezaketten yoksun, gerçeklerden yoksun, doğrulardan yoksun, izandan yoksul, akıldan yoksun, fikirden yoksun bir açıklama”; dedi.
GÜL SOSYOPAT ÖZELLİKLERİ Mİ TAŞIYOR?
Murat Kemaneci’nin “;Bu açıklamayla Mustafa Gül neyi amaçlıyor?”; sorusuna ilginç bir cevap veren Umut Güneş, Mustafa Gül’ün ve sosyopat kişiliğin özelliklerini sıralayıp takdiri topluma bıraktı:
Umut Güneş; Mustafa Gül’ü yakinen tanıyanlar veya siyasette Mustafa Gül’ü tanıyanlar çok iyi bilirler. Mustafa Gül bir şeyin planını hesabını kitabını yapacak durumda bir insan değil. Ağzından bodoslama çıkar kelimler, sonra bunlar konusunda çıkıp hata yaptım da demez. Özür dilerim de demez. Bu Sosyapat bir psikolojik bir şeyin de göstergesi, Sosyopat bir kişiliğinde göstergelerinden bir tanesi olarak düşünebiliriz. 
M. Kemaneci; Nedir Sosyopatın özellikleri?
Umut Güneş; Sosyopatlar öyle insanlardır ki, bir defa hayal mahsulü şeyleri gerçekmiş gibi anlatırlar. Planla, programla ilişkileri yoktur. Bir şeyi günlük yaşarlar, anlık yaşarlar. Anlık söylemlerde bulunurlar. Laf çıkmadan ağızdan, düşünmezler. 
Mustafa Gül’ü çok iyi tanıyanlar bilirler, siyaset dünyasından da bilirler veya siyasi rakipleri de bilirler. Bir şeyi bodoslama söyleyebilen birisidir. Çünkü aslında kendini narsist noktasında, kibirli noktasında, büyüklük noktasında gören her insanında yapacağı hatalardır bunlar. Biraz da psikolojik bir deyimle sosyopat özellikler gösteren kimliklerdir bu söylemler düşünceler. Ben bu konuda bir araştırmada yaptım. Kısaca mesela sosyopat kişilikler genellikle karizmatikler, çevrelerinde çoğunlukla hayran kitlesi bulunuyor. Ve kararlarında, davranışlarından spontandırlar. 
BEYİNLERİNDE UTANMA MERKEZİ YOK 
Planlı, programlı yaşadıkları söylenemez. Sıradan insanlardan farklı olarak tuhaf karşılanabilecek davranışlarda da bulunabilirler. Tehlikeli ve mantıksız eylemlerde bulunmaktan çekinmezler mesela. Utanma, pişmanlık ve suçluluk duyguları maalesef yok. Aslında beyinlerinde bu duyguları işleyebilecek bir merkez de yok. Varsa da bozuk olduğu iddia ediliyor. Dolayısıyla en ufak bir vicdan azabı duymadan insanları kolayca kandırabilirler. Tehdit edebilirler veya zarar verebilirler. Kendi çıkarları için bir başkalarına zarar vermekten çekinmiyorlar. Deneyimleriyle ilgili beklenmedik yalanlar icat etmekte çok usta oluyor bu kişiler. Hayal gücü noktaları çok güçlü, oturup düşünüp hayal kurup bunu gerçekmiş gibi çevresine çok rahatlıkla anlatabiliyorlar ki çevresindeki bu hayran kitlesinde de her şeyi doğru kabul ediliyor. İnanmaya hazırlar doğru kabul ediyorlar ki karizmatik özelliklerinden de bu çok net ortaya çıkıyor bu tip kişilerin. 
KAYBETMEYİ KALDIRAMAZ KİMSEYİ SEVMEZ
Siyasette de bunların hayal güçleri çok fazla ve olayları o kadar çok abartıyorlar ki, belli bir zaman noktasında artık saçmalık derecesine kadar getirebiliyorlar durumları. Ve insanlara hükmetmeye bayılıyorlar. Bedeli ne olursa olsun kavgada tartışmada hep kazanan olmayı istiyorlar. Zeki insanlar ancak bu zekalarını çoğunlukla insanları kandırmakta kullanıyorlar. Ve bu insanların gerçek yaşamlarında kimseyi sevmediği net bir şekilde ortada, seviyormuş gibi yapıyorlar, hiçbir zaman özür dilemiyorlar. Yanlış yaptıklarına inanmıyorlar, suçluluk hissi duymuyorlar, hatalı olduklarını kanıtlamış olsalar bile özür dilemiyorlar. Saldırılarına devam ediyorlar. Derin bir hayal aleminde yaşıyorlar. Sosyopat kişilik gösteren insanların özellikleri bunlar. 
M. Kemaneci; Mustafa Gül’ünde buna benzer özellikleri mi var?
Umut Güneş; Bunu artık toplumun takdirine bırakıyorum. Şimdi mesele şurada çok önemli, ki siyaset dünyasında çok sayıda insanında sosyopat olduğu bilimsel çevrelerde dile getiriliyor. Tarihteki örnekleri de var. Mustafa Gül sosyopat mıdır değil midir o benim konum değildir. Halkın takdirinde olan veya bilim insanların takdirinde olan bir durumdur. 
SİYASETTE BAŞARI KAYDEDENİ HEDEF TAHTASINA KOYUYORLAR
M. Kemaneci; Mustafa Gül bu açıklamayı hayalinden mi uydurdu yani?
Umut Güneş; Şimdi olmayan bir şey gerçekte yaşanmamış bir şey, hayal mahsulü bir şey, izandan yoksun bir durum. Peki, neden bir belediye başkanı böyle bir şeyi söyleme gereksinimi hissetsin. Siyasi olarak CHP ile ilgili diğer siyasal partiler ve siyasal oluşumlar için bir takım hedef peşinde koşabilir. Bunu normal karşılarım. Ama burada temeldeki hedef noktasında olan insan benim. Neden benim? neden beni böyle bir hedefe koyuyor? Neden itibarsızlaştırma hamleleri var? Çünkü akılla, zekayla, bilgiyle tecrübe etmeyecekleri malum, geçmişten bugüne kadar kim siyasette belli boyutlarda başarılı oluyorsa, kim tutarlı, ilkeli bir siyaset izliyorsa hep hedef tahtasına konmuş ve itibarsızlaştırılmaya çalışılmış. Buranın genel feodal siyasileri tarafından. Benimle ilgili olan hususlarda da şu söz konusu, çünkü CHP’de 2009’da başladım siyaset yaşamında CHP’yi derleyip toparlamaya çalışan, CHP’yi aile partisi kimliğinden çıkarıp ulusal bir kimliğe doğru götüren. Partililerini, partililik notasında ilkenin ne olduğunu, prensiplerin ne olduğunu parti suçunun ne olduğunu, partiye ihanetin ne olduğunu ortaya koyan bir siyaset anlayışı ortaya koyuyorum. Bu her geçen gün kök salıyor. Bundan ürkmüş olabilir. CHP’ndeki hedeflerini gerçekleştirmek üzere engel olarak beni görmüş olabilir.  Ama şunu da bilmeli ki CHP yolunda devam edecektir emin adımlarla ve CHP kendisinin belediye başkanlığı yaptığı o binanın tepesine bayrağı 2019’da dikecektir. 
KONGRELERİNDE ADAYI KONUŞTURMADI
Kemer’in siyasal yapısını geçmişten bugüne kadar aslında ortaya koymak gerekiyor. Bunu ortaya koyarsak bu tip davranışlarda net bir şekilde anlaşılır. Bugüne kadar siyasal düşünceler, siyasi partiler bir ideal olarak görülmemiş, bir hedef olarak görülmemiş, bir amaç olarak görülmemiş. Bir düşünce birliği olarak, benimsenen bir inanç olarak benimsenen bir fikir olarak görülmemiş. Yani hep bir yerlere gelebilmek için araç olarak kullanmışlar siyasal partileri, geçmişte şöyle örneklerde vardı. Mesela CHP ilçe başkanı geçmişte aile partisi konumundaydı. Bütün partiler öyleydi sadece bugün Mustafa Gül MHP’yi de bu hale getirdi kendisinin partisi yapmayı başardı ki, adayını dahi konuşturmadılar. Kongrelerinde ilçe başkan adayını dahi konuşturmadılar. Söz hakkı vermediler ki adeta linç etmeye de kalkışmışlardı. Bir arkadaşımızı aday olan arkadaşımızı, çünkü kendi partisi haline getirme çabası içerisinde bu bir alışkanlık aslında geçmişten bugüne kadar getirdikleri benimsedikleri bakış açısıdır. Buranın siyasal egemenleri olaya hep böyle bakmışlar. Düşünün CHP bazı seçim bölgelerinde aday göstermezdi. Neden? A partisinin, B partisinin adayı belediyeyi rahatlıkla kazansın diye.. B partisinin adayı da veya B partiside bazı seçim bölgelerinde C partisinin adayı seçim kazansın diye aday göstermezdi. Kemer o günlerden bu güne geldi. 
MARABA ADAY ÇIKTIÐI ZAMAN AÐALAR BİRLEŞİR
Kemer’de siyaset yapmak her babayiğidin harcı değildi. Kemer’de aday olmak her babayiğidin harcı değildi. Kemer’de siyaset yapmak, bakın yanlış anlaşılmasın sadece dışarıdan gelen biz yerleşikler için sonradan Kemerliler için söylemiyorum. Kemer doğumlular içinde geçerli, herkes Kemerlilerin herhangibi zümresi egemenlerinin efendi diye kendilerini gören anlayışın istediği oranda aday olabilirdi.  Ağalar, siyasetin ağaları Kemer’in ağaları, Kemer’in feodal ağaları onlar isterse siyasete girer, isterlerse siyasetten atarlardı. Bu dönem sen geleceksin yanımda duracaksın, sen sen sen duracaksın ertesi seçim bunlar yoklar tekrar kadro değişir. Aynen yedek kulübesi gel sen sen sen bu defa senle çıkacağım gibi böyle durumlar vardı. Şimdi o süreçlerden, o olaylardan bugüne geliyorsunuz. Düşünün, ne diyor ancak biz bize rakip olabiliriz. Buranın siyasal, feodal ağaları beyleri marabalar bize rakip olamaz diyor. Biz bize rakip oluruz. Herhangibi bir maraba çıktığı zaman, herhangi biri çıktığı zaman o iki ağa o marabayı elinden gelen her türlü şeye sokarız. Dayakta dahil, iftirada dahil, yaftalamada dahil, Kemer’den uzaklaştırmada dahil, haddini bilecek o maraba, o maraba ne demek, bugün o maraba ağlara kafa tutuyor. Çıkmışta bende varım bu yarışta, ben de varım bu siyasetin içerisinde, ben de siyaseti düşünüyorum, bende Kemer’i düşünüyorum, bende Kemer’de bir şeyler yapmak istiyorum. Haddine midir? Bugüne kadar gelen anlayış budur. Ondan dolayı habire saldırıp duruyor, habire eliyle, koluyla, diliyle, bedeniyle, ruhuyla her şekliyle müdahale etmeye kalkıyor. 
ONLAR AÐA HERKES MARABA
İşte geçmişten bugüne Kemer’in hastalığı bu, Kemer’in gelişememesinin nedeni de bu, Kemer’in farklı olmasının nedeni de bu, siyasilere bakın geçmişten bugüne, kendinden birlikte olanları zaten yalaka mantığı ile görüyorlar ki bakın bu açıklamanın içerisinde Ahmet Can’ın gururu yok mu? Ahmet Can’a sataşma yapıyor açıktan. Ben dizayn ettim diyor o da bir belediye başkanı, Kemal Yüksel’in gururu yok mu? Yanında beraber şimdi çalışma arkadaşları. Hadi benim gururumu düşünmüyor, hadi beni itibarsızlaştırmaya çalışıyor. Peki, yanı başında olan insanların birlikte ve beraber, hani şunları gerçekleştirmek isteyecekleri arkadaşları, “;inandık, planladık Kemer’i birlikte yapıyoruz.”; Diyecek o arkadaşları, birlikte beraberindekilerin inancı gururu yok mu? Öyle bir hale getirdi ki artık bu işleri, onlarda bir maraba"..
Devam edecek..
GazeteKemer
Haber Tarih: 20.04.2015-18:34

 Yorum Ekle  Haberi Yazd�r  Arkada��ma Yolla

Yorumlar
� Di�er Haberler

Antalya Resim Kursu

  Video »
    Kameramıza takılanlar
    Görüntü arşivi için tıklayınız
  Kemer »
   KEMER INFO
  Kemer Rehberi     Etkinlikler
  Kemer Protokolü     Önemli Telefonlar
  Kemer Fotoğrafları     Önemli Linkler
  Kemer Krokisi    
  e-Gazete »
    Türkiyenin ilk elektronik yerel gazetesi


  Ana sayfa Hakkımızda Künye Haber Arşivi Etkinlikler İlan Fiyatları Reklam Koşulları Site Koşulları İletişim


 Copyright © 2008 GAZETE KEMER Tüm Hakları Saklıdır.
Designed By