Kemer'in bağımsız, taraflı gazetesinin internet alanına hoş geldiniz. |Ana sayfa yap |Arkadaşına tavsiye et|   25 Ekim 2026 Pazar
 
Üye Girişi Üye Girişi Üye Olayım Üye Olayım

...
ANKET ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN
HAVA DURUMU
ZİYARETÇİ SAYISI
Toplam :1064168
Online :145
HABERLER

Olimpos çatışması soruşturmasında ilginç gelişmeler



Payla�: Yaz� Boyutu:
13891 Kez Okundu

Geçtiğimiz yıl 20 Nisan’da Olimpos’ta amca çocuğu pansiyoncular arasında meydana gelen çatışmanın ilk duruşması bugün yapılıyor. Olayın üzerinden geçen zaman içinde ilk ifadelerini değiştiren çalışanlar ve olay yerinde görevli askerlerin ifadeleriyle ilginçleşen dava dosyasındaki bazı belgeler Adli Tıp Kurumu’nu tekrar tartışma konusu yapabilecek yorumlar taşıyor.

Kumluca’ya bağlı Yazır Köyü sınırları içindeki Olimpos Mevkii’nde bulunan Yakamoz Pansiyon ve Türkmen Pansiyon’un işletmecisi olan amca oğulları İsmet Karataş ve Hamdi Karataş arasındaki anlaşmazlık önce kavgaya, daha sonra av tüfeklerinin kullanıldığı iddia edilen bir arbedeye dönüşmüş, olayda iki taraftan toplam biri ağır 7 kişi çeşitli yerlerinden yaralanmıştı.

Gazeteleri kim aradı?

Olay günü Antalya’daki gazete bürolarını arayan ve kimliğini açıklamayan kişi “;Pansiyon sahibi baba oğul bir başka pansiyona ateş açtı, çok sayıda turist yaralandı”; deyince dikkatler Olimpos üzerinde toplanmıştı.

Gazete ve ajanslar telefona sarılırken, muhabirlerimiz olay yerine gitmeyi ve haberi yerinde izlemeyi tercih etmiş, bu yüzden olay gazetelerde birbirinden farklı şekilde yorumlanmıştı.

Olayla ilgili telefonla bilgi alan gazeteciler, kavganın taraflarından sadece biriyle görüşebildikleri için haberi tek yönlü bir yorumla vermek zorunda kalmıştı, çünkü İsmet Karataş ve suçlanan oğlu Halil Karataş’tan biri ağır yaralı olarak hastanede, diğeri zanlı olarak karakoldaydı. Gazete haberlerinde bu yüzden, ağırlıklı olarak  “;pansiyon işleten baba oğulun, akrabaları olan komşu pansiyonu av tüfeğiyle bastıkları, üniversite öğrencisi Halil Karataş’ın hem komşu pansiyondaki 7-10 kişiyi hem de babasını vurduğu”; anlatılıyordu.

Oysa olay yerine giden muhabirlerimizin gördüğü farklı ayrıntılar vardı. Kendilerine de diğer gazetelerde yayınlanan haberlere benzer bilgilerin Hamdi Karataş tarafından verildiği muhabirlerimiz, bu bilgilerle yetinmeyip hem çevrede başka kişilerle görüşmüş, hem de olay yerinde yaptıkları incelemede farklı bulgular elde etmişlerdi. Bunların en önemlilerinden biri, İsmet Karataş’a ait aracın taşlarla tahrip edilmesiydi. Bu ayrıntıyı sorduğumuz Hamdi Karataş, “;Onu da kendileri tahrip ettiler”; diyerek İsmet-Halil Karataş’ı suçlamıştı. Hamdi Karataş’a göre baba-oğul hem saldırmışlar, hem kendi araçlarını tahrip etmişler, hem de birbirlerini vurmuşlardı.

Olay yerinden,  İsmet Karataş’ın kaldırıldığı Kemer Anadolu Hastanesi’ne giden muhabirlerimize, yaralının Antalya’ya sevkedildiğini söyleniyor, ancak muhabirlerimiz İsmet Karataş’ın başındaki saçma yaralarının dışında, vücudunda darp izleri ve şiddetli travmaların bulunduğu bilgisine ulaşıyordu. İsmet Karataş, dövülmüştü.

Birkaç gün sonra tekrar Olimpos’a giden muhabirlerimiz, tutuksuz yargılanmak üzere mahkemece serbest bırakılan 22 yaşındaki Halil Karataş’la görüşerek başlattığı araştırmasını bugüne kadar da sürdürdü. Yarın mahkemesi görülmeye başlanacak olaydaki ilginç ayrıntılar ve soru işaretleri bir bir ortaya çıkmaya başladı.

Adli Tıp’ın ilginç yorumu

Mahkeme aşamasına gelmiş dosyadaki bilgilere ulaşan muhabirlerimiz, yaralıların raporlarındaki ilginç ayrıntıyı farketti. Raporlarda, vücudunda  çok sayıda saçma olan yaralıya “;Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir”; ibaresi konulurken, Osman Karataş’ın kolunda koltuk altına yakın bölgedeki iki saçmalık yaralanmanın “;Basit tıbbi müdahaleyle giderilemez nitelikte olduğu”; biçiminde görüş bildirilmesi, değişik yorumlara neden olacak gibi görünüyor.

Tanık: Yalan söyledim, pişmanım

Nisan ayındaki olay sırasında ifade veren görgü tanığı ve yaralıların ifadelerinde değişik yorumlar yapılıyordu. Yaralılardan kimi kendisini İsmet Karataş’ın, kimi Halil Karataş’ın vurduğunu söylüyor, İsmet Karataş’ın vurulmasını ise kimi tanıklar “;Halil Karataş gelişigüzel ateş ettiği için babasını da vurdu”; kimileri de “;İsmet Karataş ‘Beni de vur’ dedi ve oğlu vurdu”; biçiminde konuşuyordu.

Bunlardan Kumluca Cumhuriyet Başsavcılığı’na ifade veren 71 yaşındaki Osman Karataş, kendisini yeğeni İsmet Karataş’ın vurduğunu söylüyordu.

Ancak savcılık soruşturması sırasında farklı ifadeler veren de vardı. Bunlardan biri de saldırıya uğradığı iddia edilen  pansiyonda çalışan 31 yaşındaki C.K.K.’ydı. C.K.K., Çavuşköy Karakolunda ve savcılıkta verdiği ifadelerde, Halil Karataş ve babası İsmet Karataş’ın her ikisinin de ellerinde tüfeklerle Türkmen Pansiyon’u bastıklarını söylerken, bir süre sonra tekrar savcılığa başvurarak verdiği ek ifadede, baskı altında yalan beyanda bulunduğunu söyleyerek  pişman olduğunu söylüyordu. C.K.K. yeni ifadesinde, İsmet Karataş’ın olay günü Hamdi Karataş’la görüşmek için içeriye geldiğini ancak Hamdi Karataş’ın eşinin talimatıyla işçiler tarafından dışarıya çıkarıldığını, tartışmanın büyüdüğünü ve İsmet Karataş’ın bu işçilerin saldırısına uğradığını, araçlarının taşlarla tahrip edildiğini, pansiyonlarını taşladıklarını bunun üzerine oğlu Halil Karataş’ın kendi pansiyonlarına gidip elinde tüfekle döndüğünü ve kavgayı ayırmak için Türkmen Pansiyon’un camlarına doğru 2-3 el ateş ettiğini, bu sırada kendi patronu Hamdi Karataş’ın elinde tüfekle gelerek nişan aldığını ve ateş ettiğini söyledi. C.K.K., Hamdi Karataş’ın tüfeğini jandarmalar gelince kendisinin ve bir başka çalışanın sakladıklarını, patronları Hamdi Karataş’ın peçete ile tutarak dışarında bulunan boş kovanları alıp pansiyonun içine koyduğunu camlara kırılmış süsü vermek için taşlar koyduklarını ve gazetecilere (yani muhabirlerimize) bu şekilde fotoğraf çektirdiklerini, karakoldan gelen rütbeli askerlerle birlikte çay içtiklerini ve daha sonra askerlerin pansiyonda yüzeysel bir arama yaptıklarını bundan sonra patronlarının ve eşinin kendilerini resepsiyonda toplayarak vermeleri gereken ifadeleri öğrettiklerini ileri süren C.K.K., Hamdi Karataş’ın tüfeğinin kılıfıyla harbisini patronunun talimatıyla kendisinin yaktığını itiraf etti. C.K.K. ifadesinde “;Ben bu olayların eninde sonunda ortaya çıkacağını bildiğim ve vicdanen rahatsız olduğum için gerçekleri ahlatmak ihtiyacı duydum, daha önce yalan beyanda bulunduğum için pişmanım”; şeklinde konuştu.

Askerler: Hamdi Karataş’ı gördük

Olay yerine giden jandarma erlerinin savcılıkta verdikleri ifadeler de  ilginç ayrıntılar içeriyor. Bu askerlerin çoğunluğu, Çavuşköy  karakol komutanının yanındayken vurulan İsmet Karataş’a ateş edilmesinden hemen sonra Hamdi Kataraş’ı elinde tüfekle odalardan birine kaçarken gördüklerini ileri sürdüler. Olaydan 5 saat sonra yapılan aramada bu tüfek bulunamadı. Olayla ilgili kişilerin el ve yüz svaplarının da saatler sonra alınması eleştiriliyor.






Haber Tarih: 04.02.2009-19:54



 Yorum Ekle  Haberi Yazd�r  Arkada��ma Yolla

Yorumlar
� Di�er Haberler


Antalya Resim Kursu

  Video »
    Kameramıza takılanlar
    Görüntü arşivi için tıklayınız
  Kemer »
   KEMER INFO
  Kemer Rehberi     Etkinlikler
  Kemer Protokolü     Önemli Telefonlar
  Kemer Fotoğrafları     Önemli Linkler
  Kemer Krokisi    
  e-Gazete »
    Türkiyenin ilk elektronik yerel gazetesi


  Ana sayfa Hakkımızda Künye Haber Arşivi Etkinlikler İlan Fiyatları Reklam Koşulları Site Koşulları İletişim


 Copyright © 2008 GAZETE KEMER Tüm Hakları Saklıdır.
Designed By