Kemer'in bağımsız, taraflı gazetesinin internet alanına hoş geldiniz. |Ana sayfa yap |Arkadaşına tavsiye et|   25 Ekim 2026 Pazar
 
Üye Girişi Üye Girişi Üye Olayım Üye Olayım

...
ANKET ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN
HAVA DURUMU
ZİYARETÇİ SAYISI
Toplam :1049790
Online :129
HABERLER

Alevi Kültür Derneği Kemer Şubesi:Kimse Aleviliği siyasi malzeme yapmaya kalkışmasın



Payla�: Yaz� Boyutu:
13775 Kez Okundu

Alevi Kültür Dernekleri Kemer Şubesi Yönetim Kurulu Üyeleri bir basın açıklaması yaparak derneğin amaçları ve faaliyet  alanı hakkında bilgi verdi. Açıklamada, derneğin kuruluş çalışmalarının hemen ardından genel kurula gideceği ve üyeler arasından yapılacak seçimle dernek organlarının belirleneceği ifade edildi.

Alevi ismi yasaklıydı

Kamer Bilici, Bektaş Kamişoğlu, Ali Rıza Erdoğan, Fatma Avcı, Hanefi Atabay, Yılmaz Hamurcu ve Bayram Budalan’dan oluşan AKD Kemer Şubesi Yönetim Kurulu adına Kamer Bilici’nin okuduğu basın açıklaması, Alevi Kültür Dernekleri ve amaçları hakkında bilgi verirken, daha önce derneklerin Hacı Bektaşı Veli, Pir Sultan Abdal gibi isimlerle kurulmalarının sebebinin, “;Alevi”; adının yasaklı olmasından kaynaklandığı vurgulandı.

Sivil Toplum Kuruluşları’nın, sivil toplumdaki belli ilgi gruplarını temsil etmek üzere organize olmuş kurumlar olarak tanımlandığı ifade edilen açıklamada, STK’ların etkinlik alanlarına göre de Kalkınma ve Yardım STK’ları olarak ikiye ayrıldıkları, kalkınma STK’larının sosyal, ekonomik ve kültürel kalkınmayı hedeflerken, yardım STK’larının dezavantajlı gruplar için insani yardım misyonunu üstlendikleri ifade edilerek, Alevi Kültür derneklerinin de bu görev doğrultusunda yön bulan bir Sivil Toplum Kuruluşu olduğu vurgulandı.

Düşünce ve söz hakkının korunması

STK’ların demokrasi kurmadaki güncel rollerininin klasik tanımına ek olarak “;Hükümet ve yurttaşlar arasında arabuluculuk yaptığı, farklı ilgi ve isteklere sahip olgular arasında köprüler kurarak kamusal alanlar yarattığı, kurum içi yapıları ve karar alma mekanizmalarının örnekleri sayesinde bir demokrasi kültürünün oluşmasını sağlamakta olduğu aşikardır”; denilen açıklamada, Demokratik sistemin; Demokratik değerleri savunmayan grupların bile, Sivil Toplum Kuruluşlarıyla, düşünce ve söz hakkının korunmasını gerekli gördüğü, çünkü kurum kültürünün özünde, demokratik biçimde tanımlanmış görevsellik ve sosyal adalet yani hukuk olduğu belirtildi.

AB entegrasyon sürecinin etkisi

Açıklamada, Avrupa Birliği’ne entegrasyon sürecinin gerek tavandan tabana, gerekse tabandan tavana bir hareket yarattığı ve demokratik sistemin vazgeçilmez parçası olan STK’lar ve haklarındaki soruların çoğalmakta olduğu ifade edilerek, “;Bu soruların dile getirilmesi ve tartışılması, bizim derneğimiz gibi birçok kurumun oluşması, AB entegrasyon sürecinin sağlıklı işlediğinin de önemli bir göstergesidir”; denildi. Alevi Enstitüsünün açılması ve açılışa Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın katılarak, Alevilerden uzun yıllardır uğradıkları haksızlıklar nedeniyle özür dilemesinin ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün enstitünün kuruluşu için kutlama mesajı göndermesinin de bu göstergelere örnek gösterilebileceği ifade edildi.

Ayrımcılığa uğrayan kesimlere duyarlı

BalıkçıKamer’de yapılan basın açıklamasında, adı her ne kadar Alevi olsa da, “;İnançlarının baskın çoğunluktan farklılığı nedeniyle ayrımcılığa uğrayan bütün kesimlerin sorunlarına karşı duyarlılık geliştirmeyi temel esaslarından biri olarak benimsediği vurgulandı.

Kamer Bilici, açıklamanın bundan sonraki bölümünde de faaliyet biçimlerini, taleplerini ve çağrılarını şöyle dile getirdi:

Çağdaş ve demokratik toplum olmaya yürekten inan biz Aleviler, yine Çağdaş ve demokratik toplum yapısı gereği, sivil toplum kurumlarımızla örgütlü olarak,

Uzun yıllardır bizlere uygulananın tersine, hiçbir zaman şiddete başvurmadan, taleplerimizi demokratik yollardan, hukuk çerçevesi içinde dile getirip,

Türkiye’deki her vatandaşın Anayasa karşısında eşit yurttaşlar olarak değerlendirilmesini talep ediyor,

Bunu Aleviliğin en temel düsturu olan 'Yol bir, sürek binbir' ilkesine sadık kalarak, örgütlü bir şekilde, Alevi Kültür Derneklerimiz ile kamuoyuna duyurmak, Anayasal haklara kavuşmak ve kendimizle ilgili düzenlemelerde, mutlaka görüşlerimizin alınmasını istiyoruz.

Gelişen çağdaş dünyada sırf dezavantajlı gurup kaldıkları için,

8 saat boyunca insanlar yanarken hiçbir şey yapmayan devlet,       Demokrasiyi tüm organlarıyla herkes için işler kılarak örtebilir ancak.

Türkiye Cumhuriyetinin varlığına ve birliğine hep inanan Aleviler,

Cumhuriyetin, yaşadıkları sıkıntılara bir rahatlama getireceğinden şüphe duymadılar.

29 Ekim 1923 ten beri 86 yıl geçmesine rağmen bir tek sorunları çözüme ulaşmış değil.

İşte konuşmamın başında Sivil Toplum Kuruluşlarının;

Devlete toplumsal katılımı sağlamak için destek olmakla sorumlu olduğunu vurgulamıştım.

Şimdi tüm aydın insanların ve biz Alevilerin de bu sorumluluğu taşıması gerektiğini söylüyorum.

Kemer’de de derneğimiz ve üyelerimizle ipi göğüsleyişimize şahit oluyorsunuz şu an.

Kurum içi yapılarımız, karar alma mekanizmalarımızla demokrasi kültürünün oluşmasında bu topluma örnek olacağız.

Çünkü bugüne değin biz Aleviler, hiçbir inanca karışmadık. Karışılmasına da karşıyız.

Tarih boyunca hümanist, kucaklayıcı, insanı merkeze alan ve haksızlığa boyun eğmeyen bir anlayışa sahip olurken şiddetten uzak durduk.

Diyaloğa açık, sorunların demokrasi içinde çözülmesinden yana olduk.

Şimdi özellikle siyasilerin, biz yurttaşları kendimizi tarif ettiğimiz biçime saygı duymaya çağırıyoruz.

Alevilik bir inanç sisteminin adıdır.

Üstelik, kökleri tarihin derinliklerine uzanan bir inanç sistemi.

Siyasi nemalanmalar peşinde koşarak hiç kimse Aleviliği tanımlamaya, bu konuda otorite olmaya kalkmasın.

Zira bugün kamuoyuna yansıtılmaya çalışıldığı gibi Alevilerin, Aleviliği öğrenmek, öğretmek, şu yada bu kurumun yerine geçmek gibi bir eksiği yoktur. Çağdaş yaşamın toplumsal kuralları içersinde, gelenek ve göreneklerini yadsımadan, Alevilerin kendilerini anlatacak entelektüel kadroları, bilim adamları, aydınlık yarınlara inan ve gelecek nesillerini bu terbiye ile yetiştiren insanları vardır.

Ve bu insanların hepsi kurumsallaşmanın gereğine inanmakta,

Asıl problemin artık bunun anlaşılması gereğinin olduğunu savunmaktadırlar.

Tanımlanmak değil, olduğumuz gibi anlaşılmak istiyoruz.

Aynı duyguları hisseden herkesi bizimle birlikte olmaya çağırıyorum.

Huzur, birlik ve beraberlik adına.

Tüm inanç sahiplerine, haklarının verilmesi dileklerimle”;






Haber Tarih: 13.07.2009-11:02



 Yorum Ekle  Haberi Yazd�r  Arkada��ma Yolla

Yorumlar
� Di�er Haberler


Antalya Resim Kursu

  Video »
    Kameramıza takılanlar
    Görüntü arşivi için tıklayınız
  Kemer »
   KEMER INFO
  Kemer Rehberi     Etkinlikler
  Kemer Protokolü     Önemli Telefonlar
  Kemer Fotoğrafları     Önemli Linkler
  Kemer Krokisi    
  e-Gazete »
    Türkiyenin ilk elektronik yerel gazetesi


  Ana sayfa Hakkımızda Künye Haber Arşivi Etkinlikler İlan Fiyatları Reklam Koşulları Site Koşulları İletişim


 Copyright © 2008 GAZETE KEMER Tüm Hakları Saklıdır.
Designed By