Molla Deliği Mağarası'na girdik-1: Üzerimizde milyonlarca tonluk Tahtalı Dağı..
Kemer ve çevresinin en ünlü aynı zamanda en gizemli doğa harikalarından biri olan Molla Deliği Mağarası’nı sizler için keşfetmeye çalıştık.
İnternet sitelerinin çoğunda Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü sitesinden kopyaladıkları “;Tahtalı dağının doğu yamacında yer alır Kuzdere ve Beycik köylerinden 3-4 saatlik yürüyüşle varılır”; bilgisinin yer aldığı mağarayı 2006 yılında Kemer’e geldiğinden beri keşfetmek isteyen Murat Kemaneci, Mehmet Gökkaya’nın rehberliğinde mağaraya ulaştı ve görüntüledi.
Deneyim ve uzman mağara araştırmacısı olmadan çıktığımız mağara yolculuğunu 200’lü metrelerde sona erdirdik.
Gökhan Şahin arkadaşımızın da eşlik ettiği Molla Deliği maceramıza, Tahtalı eteklerinden yaklaşık bir saat yürüyerek ulaştık.
Hakkındaki kısıtlı kaynaklarda derinliği 800 metre ile 576 metre arasında değişen mağaranın sonunda bir gölet olduğu söyleniyor. Bazı kaynaklar ise 250 metre civarında gölet olduğu ve yüzülerek karşı taraftan mağarada ilerlenebileceğini ileri sürüyor. Üzerinde bir çok efsane yaratılan mağaranın, Tahtalı Dağı’nın diğer tarafına açıldığı, belirli bir süre ilerledikten sonra el fenerlerinin ampüllerinin patladığı iddiaları da mevcut.
Rehberimiz Mehmet Gökkaya, yoğun yağışlarda mağaranın ağzından onlarca metre uzağa su fıştırdığını anlatıyor. Bu haliyle mağaranın, Tahtalı Dağı’ndaki kar ve yağmur sularının doğan drenaj kanallarının bir parçası olduğunu düşünüyoruz.
Bu iddialarla kafamız karışmış halde mağaraya doğru yürürken, Tahtalı’nın ve Tahtalı’dan Çamyuva, Kuzdere ve Kemer’in eşsiz manzarasını seyretme, yabani kekiklerin, çiçeklerin kokusunu, yorgun ciğerlerimize çekmenin zevkini tattık.
Bizden önce defalarca mağaraya gitmiş olan Mehmet Gökkaya’ya yolda sorduk:
“;Mağara içinde ne kadar ilerlediniz daha önce?”;
Aldığımız cevap oldukça umut kırıcıydı:
“;65 metre!”;
Mağaranın girişine gelince, yürüdüğümüz patikadan yaklaşık 10 metre yükseklikte olduğunu görüp, tırmanmamız gerektiğini anladık, hazırlıklarımızı yaptık. En çok sakınmamız gereken fotoğraf makinalarımız olduğu için onları birkaç kare çektikten sonra çantalarımıza koyduk. Mağara girişine tırmanış, normal bir insanın biraz dikkatle başarabileceği bir aşamaydı. Mağara girişinde üçümüz toplandığında, ileriye doğru dümdüz ilerleyeceğimizi sandık. Oysa durum farklıydı.
(Devam Edecek)
Haber Tarih: 05.08.2009-12:59
|